• persembe@persembe.com

Category ArchiveUncategorized

30 Nisan – Priceline.com

22 yıl önce (1999) bugün, daha bir ay önce $16’dan halka açılan on-line seyahat acentası  Priceline.com günü $162,38’den kapattı. Bir ayda %915 yükselip $23 milyarlık bir değerlemeye ulaşan hissenin kaderi elbette geçmişte onun gibi uçup kaçanlarla aynı oldu. 2000’inin dot.com balonu patladığında değerinin %99’unu kaybetmişti.

Yaşadı ama. 2018’de Booking.com’un da sahibi olan Booking Holdings’in bünyesine geçti. Holdingin bugünkü piyasa değeri $97 milyar. Covid öncesine nazaran yarısı ama yılda hâlâ $7 milyar ciro yapıyor. Hisse fiyatı $2 bini (10 yıl öncesinin üç, 20 yıl öncesinin 56 misli) geçmiş durumda ve yükseliyor. İsterseniz alan ama F/K oranı 1.630!!!

Priceline.com’un medya yüzü bir ara Uzay Yolu’nun kaptanı William Shatner’dı. Ödemelerinin bir kısmını hisse olarak almıştı. Bir rivayete göre hisselerini tam da dot.com balonu patlamadan önce satıp $600 milyon kâr etmiş.

İki Atın Kıçı

Bugünleri çok iyi anlatan enfes bir hikâye:

ABD demiryollarında iki ray arasındaki standart genişlik 1,44 metredir. Bu garip rakkamı kim seçmiş, niye seçmiş?

Çünkü İngiltere’de demiryolları böyle inşa edilmişti ve ABD demiryolları İngiliz gurbetçiler tarafından inşa edildi.

Peki İngilizler niye öyle inşa etmişler? Çünkü ilk demiryolu hatları, demiryolu öncesi tramvayları inşa eden aynı kişiler tarafından inşa edildi ve kullandıkları ölçü buydu.

Peki onlar niye bu ölçüyü kullandı? Çünkü tramvayları inşa edenler, o tekerlek aralığını kullanan at arabalarının yapımında kullandıkları aynı teçhizatı ve aletleri kullandılar.

Peki at arabalarında neden bu kadar garip bir tekerlek aralığı vardı? Başka bir boşluk kullanmayı deneselerdi, İngiltere’nin o eski, kasabalararası yollarında tekerlekleri kırılırdı, çünkü yerdeki tekerlek izlerinin aralığı buydu.

Öyleyse bu eski, bozuk yolları kim inşa etti? Avrupa’daki (ve İngiltere’deki) ilk uzun mesafeli yollar Roma İmparatorluğunun askeri birlikleri için inşa edildi. O zamandan beri de kullanımdalar.

Ya yoldaki tekerlek izleri? O ilk izleri Roma savaş arabaları oluşturdu.

Peki Roma İmparatorluğunun savaş arabalarının tekerleklerinin arasındaki mesafe niye o kadardı? O savaş arabaları, arabayı çeken iki atın kıçına yer bırakacak kadar geniş yapılmıştı.

Yâni, bugün ABD demiryollarında kullanılan iki ray arasındaki standart genişlik iki atın kıçına göre tasarlanmıştır.

Bitmedi…

Bugün fırlatma rampasında oturan bir Uzay Mekiği’ne baktığımızda, ana yakıt deposunun yanlarına tutturulmuş iki büyük güçlendirici roket görürüz. Bunlar Katı Roket İticileridir (KRİ). Bu KRİ’ler, artık Amerikan uzay ve savunma teknolojisi devi Northrop Grumman’ın sahibi olduğu eski Thiokol şirketinin Utah’taki tesislerinde inşa ediliyor. KRİ’leri tasarlayan mühendisler onları biraz daha geniş yapmayı istemişlerdi ama KRİ’lerin fabrikadan fırlatma alanına trenle gönderilmesi gerekiyordu. Fabrikadan gelen demiryolu hattı dağlardaki bir tünelden geçmek zorundaydı. KRİ’ler o tünele sığmak zorundaydı. Tünel, iki ray arasındaki mesafeden biraz daha geniştir ve iki ray arasındaki mesafe iki atın kıçı kadar geniştir. Yâni, muhtemelen dünyanın en gelişmiş ulaşım sistemi olan uzay mekiğinin ana tasarım özelliği, iki bin yıl önce iki atın kıçının genişliğiyle belirlenmiştir.

Van Gogh

34 yıl önce (1987) bugün, Van Gogh’un Ayçiçekleri tablosu Londra’daki müzayede evi Christie’s’de $39,9 milyona satıldı. Bu o zamana de bir sanat eserine ödenen en büyük paraydı, ama bu rekor birkaç ay sonra yine bir Van Gogh (İrisler) tablosuyla kırıldı ($53,9 milyon).

Ayçiçekleri’ni Japon sigortacılık kodamanı Yasuo Goto almıştı. Tablo şimdi Tokyo’daki Seiji Togo Yasuda Modern Sanat Müzesi’nde sergileniyor ama hâlâ sahte olup olmadığı tartışılıyor, çünkü Van Goh’un mektuplarında sadece 6 ayçiçeği tablosunun adı geçiyor (Goto’nunki yedinci).

Rekor kırıldığı gün aynı zamanda Van Gogh’un doğum günüydü  (1853). Zavallı 900 tablo (300’ü hayatının son 15 ayında) ve 1.200 çizim üretti ama hiçbirini satamadı.

Otis

164 yıl önce (1857) bugün, Elisha Graves Otis, New York’taki Haughwout & Co. binasına dünyanın ilk asansörünü kurdu. Fiyatı $300 (bugünün $9.000’i) idi ve 12m./dk. sürate sahipti.

Bina o zamanlar Eder V. Haughwout’a ait büyük mağazaya ev sahipliği yapıyor ve varlıklı müşterilere porselen, kristal, gümüş eşya, avizeler gibi lüks ithal mallar satıyordu. Abraham Lincoln’ün eşi oradan alış veriş yapardı ve Beyaz Saray’ın yemek takımlarını oradan sipariş etmişti.

Aslında bu 5 katlı binanın asansöre ihtiyacı yoktu (zaten sonradan çıkarıldı) ama Haughwout varlıklı müşterilerin bu yeni icadı görmek için de mağazasına akın edeceklerini biliyordu. Bina bugün tarihi ve kültürel kent simgesi olarak koruma altında. 1995 yılında renove edildi ve cephesi “Türk açık kahverengine” boyandı.

Elisha Graves Otis’e gelince, halatları koparsa asansör kabinini yerinde kitleyen emniyet mekanizmasını 1852’de geliştirip satışlara başlamıştı ama başta işler pek iyi gitmeyince sirkçi P. T. Barnum’la birlikte New York’ta yapılan dünya fuarının sergi alanı Crystal Palace’da show yaptı. Hayranlıkla izleyen kalabalığa, içinde bulunduğu asansörün halatlarını kestirip düşmediğini gösterdi ve işler açıldı. Buharla çalışan o zamanki asansörlerin içi şatafatla dekore edilir, koltukları olur ve bir kondüktör tarafından yönetilirdi.

Bugün Otis markasıyla üretim yapan Otis Worldwide Corp. dünyanın en büyük asansör üretici ve satıcısı. Yılda $13 milyar ciro yapıyor. 1976’da şirketi dev United Technologies satın almıştı ama Nisan 2020’de tekrar bağımsız bir şirket haline geldi.

 

Barings – 26 Şubat

26 yıl önce (1995) bugün, 233 yıllık Barings Bankası arsız işlemcisi Nick Leeson’un Japon hisse senedi vadelilerinde izinsiz yaptığı (ve sakladığı) işlemlerle $1,4 milyar (banka sermayesinin iki katından fazla) zarar edip iflâs etti.

ING Group bankayı borçları ile birlikte £1’e satın aldı. Bazen hiç ders alınmıyor. Barings aynı badireyi bir asır önce Latin Amerika tahvil piyasasında atlatıp İngiltere Merkez Bankası’nca kurtarılmıştı.

Nick Leeson (28) ise utuklanıp 6 buçuk yıl hapis cezası yedi. 4 yıl 4 ay yattıktan sonra iyi halden çıktı. İçerdeyken önce karısı onu boşadı, sonra kolon kanseri oldu ama kurtuldu ve kitabını yazdı (Rogue Trader). Kitap çok sattı ve filmi yapıldı.

Çıktıktan sonra İngiltere’ye dönüp psikoloji lisans diploması aldı. Evlenip İrlanda’ya yerleşti. CEO’su olduğu futbol takımını batırmak üzereyken kovuldu. Şimdi kurda kuzu misali, seminerlerde konuşmacı olarak insanlara kurumsal risk ve yönetimi anlatıyor.

Hisse senedi alıp satıyor ama sadece kendi parasıyla (çünkü kimse ona para vermiyor) ve bir kitap daha yazdı. İşlemciyken Singapur Borsası’nda giydiği ceketi, Barings’i tasfiye eden KPMG 2007’de bir eBay müzayedesinde £21 bine sattı.

4 Şubat – Facebook

17 yıl önce (2004) bugün, Mark Zuckerberg sosyal medya internet sitesi Facebook’u faaliyete geçirdi.

Zuckerberg, Harvard Üniversitesi’nde okurken 2003 yılında “Facemash” diye bir internet sitesi yapmıştı. Site okul rehberini kullanarak iki öğrencinin resmini yan yana koyup hangisinin daha seksi olduğunu soruyordu. Siteye daha birinci saatte 450 ziyaretçi girip 22 bin izleme yaptı ama birkaç gün sonra okul idaresi tarafından kapatıldı. Zuckerberg güvenlik riski yaratma, telif haklarını ihlâl etme ve özel yaşam haklarına uymama suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı ama nihayetinde suçlama geri çekildi.

Face book tabiri aslında öğrencilerin foto ve kişisel bilgilerinden oluşan rehberi tasvir ediyor. 2003’de Harvard’da bu rehber sadece kâğıt olarak vardı. Zuckerberg öğrenci gazetesine verdiği mülakatta koca okulun bunu çevrim-içi yapmak için neden 2 yıla ihtiyacı olduğunu anlayamadığını ve kendisinin bir hafta içinde yapabileceğini söyledi. Ocak 2004’te tamamlayıp bir başka Harvard öğrencisi olan Eduardo Saverin ile $1000’er yatırarak 4 Şubat’ta da siteyi açtılar.

Whitney

1 Şubat 1946

75 yıl önce bugün, aileden zengin John Hay Whitney yeni kurulmuş gelecek vaat eden şirketleri finanse etmek için bir şirket kurunca ABD girişim sermayesi sektörü hayata geçti. Goldman Sachs gibi Wall Street kodamanları “bu iş asla yürümez” dediler ama John Hay kendi cebinden $5 milyonluk çek yazıp (bugünün $67 milyonu) birkaç şirkete can suyu verdi. Bunların arasında Minute Maid, Compaq ve Memorex de vardı…

Mayflower gemisiyle gelip Massachusetts’e yerleşen püriten John Whitney’in torunlarındandı. Yale ve sonra Oxford’da okudu. Babası ölünce ABD’ye döndü ve $20 milyon (bugünün $300 milyonu) mirasa kondu (sonra annesi ölünce bir dört misli daha geldi). 1970’lerde dünyanın en zengin dört kişisinden biri olarak gösterildi. “Girişim sermayesi” terimini ilk kez ortağı kullanmıştı.

Başkan Eisenhower onu Birleşik Krallık’a konsolos olarak atadı. Başkanın İngiliz, Fransız ve İsrail güçlerinin Mısır’dan çıkmalarını istediği Süveyş Krizi sürecinde çok önemli rol oynayıp bozulan ilişkileri düzeltti. Bir ara New York Herald Tribune gazetesini çıkardı, New York’taki Museum of Modern Art’ın (MoMA) başkanlığını yaptı.

Müthiş bir sanat koleksiyonu vardı. Monet, Manet, Degas, Hopper, Braque, Seurat, Courbet, Tououse-Lautrec, Matisse, Rousseau, Whistler, Corot, Utrillo, Picasso, Cezanne, Gauguin, Renoir, Gericault, Van Gogh, Blake, daha neler neler. Öldükten sonra eşinin satışa koyduğu Bal au moulin de la Galette (Renoir) Sotheby’s müzayedesinde $78 milyona satıldı (1990). Yine eşinin bir vakfa bağışladığı Garçon à la pipe (Picasso) 2004’te yine Sotheby’s’de $104 milyona gitti.

Deli bir işkolikti. Günde bir sürü toplantı yapar, akşam üç dört resepsiyona katılırdı. Defalarca arkada şöförü uyuklarken arabasını kendinin kullandığı görüldü.

AÇIĞA SATIŞ YASAKLARI DOĞRU MU?

Dünyadaki tüm düzenleyici otoriteler piyasalar aşırı “çalkantılı” dönemlere girdiğinde açığa satışı yasaklıyor veya kısıtlamalar getiriyorlar. Manipülasyon ve sahtekârlığın önüne geçmek için bu önlemler haklı olabilir ancak bu yasakların yanlış olduğuna dair son derece geçerli argümanlar var:
1. Açığa satışlar düşen (hasta) piyasaların en etkili ilacıdır.
2. Piyasalarda adil fiyat tespitinin en etkili aracıdır.
3. Yanlış fiyatlamayı ve analistlerin, denetleyicilerin ve yatırımcıların göz ardı etme eğilimine girdiği piyasa balonlarını önler.
4. Likiditeyi artırır.
5. Hedging mekanizmasını mümkün kılar.
6. Fiyat şişirme manipülasyonlarını önler.
7. Açığa satış yapan kişi pozisyonunu kapatacağı zaman nasıl olsa alım yapacağı için aslında piyasaların normal döngüsüne girmesine yardımcı olur. Sağlam şirketler aynı nedenden (sonunda alım yapılacağından) ötürü aslında açığa satışlardan fayda sağlarlar.
8. Hisseleri borsada işlem gören şirketlerin ve piyasaların dürüst olmasını sağlar.
9. Tarih hisselerinin açığa satışından şikâyet eden şirketlerin genelde sağlıklı olmadığına işaret eder (ör. Yale profesörü Owen Lamont 2004 yılında açığa satış yapanlara karşı yasal işlem tehdidi savuran 266 şirketin izleyen yıl içinde piyasanın %2 altında performans gösterdiğini buldu).
10. Açığa satış yasağı bir ahlâk ve adalet sorunu da yaratmaktadır. Yükselen piyasalarda serbest bırakıp düşen piyasalarda yasaklamak yatırımcının düzenleyici otoriteye karşı güvenini de sarsar. Bu, yağmurlu havada şemsiyesini geri isteyen bankacıya benzer.
11. Açığa satış zaten hayli riskli ve profesyonellerin veya finansal okur yazarlığı yüksek olan yatırımcıların başvurduğu bir yöntemdir.
12. Açığa satış yasağı gerektiren “çalkantılı” dönemin açık ve net bir tarifi yapılmamış ve yatırımcıya iletilmemiş olması gri alan yaratmaktadır. Aslında en çok açığa satışa gerek duyulduğu zaman bu “çalkantılı” dönemdir.

Simciyan – 28 Ocak

116 yıl önce (1905) bugün, Antep’te Luther George Simciyan diye biri doğdu. Sonra gitti ATM’yi keşfetti.

Birkaç aylıkken annesini kaybetti. 9 yaşına kadar Antep’te büyüdü, sonra malum koşullardan dolayı babasıyla Halep’e kaçtı. Antep’e 1920’de geri döndüğünde üvey annesi ve kızkardeşleri Maraş’ta öldürülmüşlerdi. Böyle olunca, önce Beyrut, sonra Fransa’ya gitti, sonunda da Amerikalı oldu (dünyanın bu bölgesindeki mucitlerin tipik patikası).

ATM’nin yanında uçakların pilot kabinlerinde kullanılacak hız göstergesi, postaneler için otomatik pul basma makinesi, bir renkli röntgen cihazı ve teleprompterin (elektronik suflör) mucidi oldu. Mikroskobun, tıp ve su altı fotoğrafçılığın, otomatik odaklanan fotoğraf makinelerinin, uçuş simülatörünün, kapalı alanlarda kullanılan golf sahası sümülatörünün, egsersiz bisikletinin ve daha birçok cihazın geliştirilmesinde büyük rol oynadı.

Yüksek veya teknik bir eğitim almamıştı ama 200 patent sahibi oldu, ona İkinci Thomas Edison dendi.

Bir tavla ve Türk mutfağı hayranı olan Simciyan’ın şirketi Reflectone öldüğü yıl 1997’de $90 milyona British Aerospace’e satıldı.

 

Gazi Hüsrev

7 yıl önce (2014) bugün, Saraybosna’da 1992-95 bombalarında harap olan Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi Katar’ın $9 milyonluk bağışıyla yeniden açıldı.

Kanuni Sultan Süleyman’ın sancak beyi Gazi Hüsrev Bey tarafından 1537’de yaptırılmıştı. Gazi Hüsrev’in babası Boşnak, annesi Türk’tü (hatta annesi tarafından II. Beyazıt’ın torunu olur).

Kütüphaneyi ilk kez 1697 yılında medeni Avusturya’lılar basıp tapular, evlilik cüzdanları gibi yasal ve tarihi evrağı imha etmişlerdi. 1990’larda da Sırp’lar kenti yakarken kütüphanede bulunan kitaplar ve yazıtlar 8 kez camilere, bankalara, duvarların arkasına kaçırılarak kurtarıldı.

Kentin eski Osmanlı mahallesinde 3 kat yükselen yeni kütüphanede bugün Arapça, Türkçe, Farsça, Boşnakça ve diğer dillerde yazılmış 100 bin el yazması tarihi, ilmi, felsefi, tıbbi eser ve çok sayıda basılı kitap, fotoğraf, belge, mektup ve gazete var.

El yazmalarının en eskisi 1105’te Arapça yazılmış İslâm Ansiklopedisi var.