• persembe@persembe.com

Yazar arşivi

Marilyn Monroe – 27 Mayıs

71 yıl önce (1949) bugün, işsiz olduğu için otomobil taksitlerini ödemekte güçlük çeken Marilyn Monroe $50’ye (bugünün $540’ı) çıplak poz vermeye razı oldu. İki saat süren çekimden çıkan sayısız fotoğraf arasından ikisi meşhur olup (“Altın Rüyalar” ve “Yeni Bir Marifet”) bütün dünyada askerlerin soyunma dolaplarını, berberlerin, benzin istasyonlarının duvarlarını süsledi.

Sözleşmesinde takma isim kullanmıştı ama resimler basına çıktıktan sonra üzerine çullanan bir gazeteci ordusuna samimiyetle pozları parasızlıktan verdiğini söyleyince herkesin sevgilisi oldu. Bir gazetecinin “Çekimler sırasında her şey açık mıydı?” sorusunu “Evet, radyo açıktı” diye yanıtladı.

persembe

eToys – 20 Mayıs

21 yıl önce (1999) bugün, internette oyuncak satan eToys Inc., Nasdaq’ta halka açıldı. Hisselere başta $10 değer biçilmişti ama iki misline ($20) halka arz oldu. Fiyatlar piyasa açılır açılmaz dört misline çıktı ($83 9/16) ve ilk günün sonunda $76 9/16’dan kapandı (%283 günlük getiri). Sadece 19 ay sonra (26 Şubat 2001) eToys usulca iflâs etti.

Benjamin Graham (with Jason Zweig), The Intelligent Investor (HarperBusiness, New York, 2003), pp. 443-444

persembe

Bugünün ekonomik eko-sistemi

Yunanistan’da küçük bir sahil kasabasına zengin bir turist gelir. Bir otele girer. Resepsiyona 300 euro bırakır ve yukarı çıkıp odalara bakmak istediğini, beğenmezse parasını geri alacağını söyler. Turist yukarı çıkıp yavaş yavaş üst kattaki odaları kontrol ederken, otel sahibi 300 euroyu alıp aceleyle kasaba koşar ve ona olan borcunu öder.

Kasap, otelciden aldığı parayla çiftçiye gider Ondan veresiye aldığı etin parasını öder.
Cebine 300 euroyu koyan çiftçi doğruca benzin istasyonuna gider İstasyon sahibine ödeme yaparak traktörünü çalıştırmak için açtığı borcu kapatır.
Benzin istasyonu sahibi, çiftçiden aldığı bu para ile kasabanın fahişesine gider ve onda açtığı veresiyeyi kapatır.
Eline 300 euroyu alan fahişe, doğruca otelin yolunu tutar Otel sahibine olan borcunu resepsiyona bırakır.
Otel sahibi, daha resepsiyondan parayı almadan turist aşağı iner. Odaları beğenmemiştir. Parasını alır ve çıkıp gider.

Kimse bir sent bile kazanmamıştır. Ama tüm kasabalı borçlarını ödemiş, geleceğe umutla bakmaktadır.
HAZİRAN MAYIS’TAN DAHA İYİ OLACAK….

persembe

Moskova Şirketi – 18 Mayıs

467 yıl önce (1553) bugün, halka hisse senedi satarak bir iş girişiminin finanse edilmesinin ilk örneklerinden biri yaşandı. Bona Speranza, Edward Bonaventure ve Bona Confidentia isimli üç gemi “kuzey bölgelerde yeni iş potansiyelini” yaratmak için İngiltere’den Rusya’ya yola çıktı. Gemilerin sahibi Rusya Şirketi (veya Moskova Şirketi) £25’lik beher hisseyi 200 yatırımcıya satarak £6 bin topladı (bugünün £2,5 milyonu). Ne var ki, şirket 30 yıl boyunca tek kuruş kazanmadı. Yatırımcılarım çoğu da 1 kuruş temettü almadan ölüp gittiler.

persembe

Hi-tech Barbie – 13 Mayıs

21 yıl önce (1999) bugün Mattel Inc. eğitim yazılımları üreten The Learning Co.’yu $3,5 milyara satın alınca Barbie hi-tech oldu ama keşke olmayıp banyo aynasının önünde oturmaya devem etseydi.  Yıl sonunda Mattel yeniden yapılanma karşılığı olarak $342 milyon ayırmak zorunda kaldı. 16 sonra ise The Learning Co.’yu borçlarıyla teslim alması koşuluyla neredeyse bedavaya Gores Technology Group’a devretti. Yani bu satın alımdan Mattel $4 milyar kaybederek tarihin en falafoş anlaşmalarından birini yapmış olarak ders kitaplarına geçti.

persembe

Phantom ve Gözyaşları – 7 Mayıs

27 yıl önce (1993) bugün Elton John, Man Ray’in 1930’da çektiği Cam Gözyaşları isimli fotoğrafını $193,895 ödeyerek satın alınca tek bir fotoğrafa ödenen en büyük rakam rekorunu kırdı.

Bugün bu rekor Avustralyalı peyzaj fotoğraf sanatçısı Peter Lik’in Arizona’daki Antelope Canyon’da çektiği Phantom (Hayalet) isimli siyah beyaz şahasere ait: $6,5 milyon (alıcının ismi gizli tutuldu).

Phantom (Peter Lik):

Gözyaşları (Man Ray):

 

persembe

Petrol, müthiş bir kadın ve Karl Marx – 5 Mayıs

156 yıl önce (1864) bugün, Pittsburgh’da Elizabeth Cochran simili bir kız çocuğu dünyaya geldi (babasının ilk eşinden 10, Elizabeth’in annesinden de 5 çocuğu oldu). Elizabeth 16 yaşındayken yerel bir gazetede “Kızlar Ne İşe Yarar” başlıklı bir makale okudu (makalenin yanıtı doğurmak ve ev işi yapmaktı). Kafası bozuldu ve “Öksüz ve Yalnız Kız” takma adıyla gazeteye tepkisini dile getiren bir yazı gönderdi.

Yazı işleri müdürü yazıdan etkilenip Elizabeth’i buldu ve ondan bir makale yazmasını istedi. O da boşanmanın kadınları nasıl etkildeğine dair bir yazı gönderdi ve medeni kanunun boşanmayla ilgili maddelerinde reformlar yapılması gerektiğini savundu. Gazete yazıya bayıldı ve tam zamanlı işe alındı. “Nelli Bly” takma adıyla genelde kadın haklarını savunan yazılar yazmaya başladı. Şovenist baskılar artı gazete onun moda, bahçe bakımı, vs. gibi hafif yazılar yazmasını isteyince işi bırakıp serbest çalışmaya başladı.

21 yaşındayken “hiçbir kızın yapmadığı şeyleri” yapmak arzusuyla Meksika’ya gidip gazetelerle oradaki yaşam hakkında makaleler gönderdi, kitap yazdı. Gazetecilerin hapse atılması ve diktatör Porfirio Diaz’ın basını kontrol etmesi hakkında yazılar yazmaya başlayınca tutuklanmakla tehdit edildi ve ABD’ye döndü.

Joseph Pulitzer’in gazetesi New York World’e katılıp vahşet ve ihmal vakalarını yazmak için akıl hastası rolünde gizlice New York Kadınlar Tımarhanesi’ne girdi. Daha sonra kitap haline gelecek olan yazıları onu meşhur etti. Aslında araştırmacı gazeteceliğin öncülüğünü yaptı.

Daha 24 yaşındaydı. Jules Verne’in Seksen Günde Devriâlem’ini okudu ve aynısını yapmaya karar verdi. Bir yıl sonra da dünyayı bir kadın olarak “tek başına” 72 günde dolaşıp (40.070 km.) dönerek dünya rekoru kırdı (yolda Jules Verne’le de tanıştı). Avrupa’dan, Süveyş Kanalı’ndan, Singapur’dan, Seylan’dan, Japonya’dan geçti. Çin’de bir cüzzam kolonisini ziyaret etti, eve bir maymunla döndü.

31 yaşına geldiğinde sanayici bir milyonerle evlendi (kocası 73 yaşındaydı). O ölünce çelik süt kapları ve kazanlar yapan fabrikanın yönetimini ele aldı ve sanayici ve mucit oldu. Çeşitli süt güğümleri ve çöp tenekeleri tasarlayarak patentler aldı. Bugün kullanılan 42 galonluk (1 galon = 3,79 litre) standart petrol varillerinin atası 55 galonluk varilin mucidi oldu (patenti başkası aldı). Petrol onun yaşadığı devirde petrol oldu. ABD’nin ilk ticari petrol kuyusu o doğmadan 5 yıl önce açılmıştı.

Elizabeth Cochrane 57 yaşında zatürreden öldü. Önemli bir şahsiyetti ama 1 kişiydi. Halbuki ondan 46 yıl önce aynı 5 Mayıs günü doğan Karl Marx, işçi haklarını savunup kapitalizmin zulmüne karşı getirdiği ideoloji ile 100 milyon işçinin hayatını daha iyi yaparken gazını verdiği kominizm rejimleri 100 milyon masum insanı katlettiler.

persembe

Ferdinand Ward, Başkan Ulysses S. Grant ve bir ponzi daha – 4 Mayıs

136 yıl önce (1884) bugün, ABD’nin en nefret edilen bankeri Ferdinand Ward, Başkan Ulysses S. Grant’in evine gidip 24 saatliğine $150 bin (bugünün $4 milyonu) borç istedi.

Ward’a “Finansın Genç Napolyon’u” lâkabı takılmıştı ve tam bir sahtekârdı. Dört yıl önce New York’ta, Başkan Grant ve oğlundan aldığı yatırımlarla Grant & Ward isimli bir aracı kurum ve Marine National Bank isimli bir banka kurmuştu ama bunları tam bir saadet zinciri olarak yönetip kendi cebini doldurdu.

4 Mayıs günü, saadet zinciri (ponzi) koptu. Ward o gün başkanın evine gidip bankanın büyük müşterilerinin birinin yüklü miktarda para çektiğini ve sadece 24 saatliğine $150 bine ihtiyacı olduğunu söyledi. Başkan da topallayarak arkadaşı olan ünlü sanayici iş adamı trilyoner William Henry Vanderbilt’e giderek aynı hikâyeyi anlatıp borç istedi. Akıllı Vanderbilt, bankanın umurunda olmadığını ama isterse Grant’a şahsi borç verebileceğini söyledi.

Sonuçta Ward başkanla birlikte daha birçok yatırımcı ve tasarruf sahibinin finansal olarak mahvolmasına sebep oldu. Bunun bedelini de New York’un Sing Sing cezaevinde geçirdiği 6 yılla ödedi.

persembe

Eva ve Adolf’un mutlu günü – 29 Nisan

75 yıl önce (1945) bugün Hitler ve Eva Braun nihayet evlendiler ama evlilik sadece 40 saat sürdü.

Tanışdıklarında Eva 17, Hitler 40 yaşındaydı, ilişkileri iki yıl sonra başladı. Eva’nın ailesi Hitler’i hiçbir zaman istemedi. Hitler ise onların yahudi olup olmadıklarını çoktan araştırtmıştı. İlişki başladığında Hitler kendi yeğeni Geli ile çıkıyordu. Bu ilişki Eva varken de devam etti. Geli bir gün bir tartışmadan sonra Viyana’ya taşınmak istediğini söyledi ama Hitler izin vermedi. Kızcağız ertesi gün intihar etti.

Hitler’in başka sevgilileri de vardı. 7 tane daha! Ne ilginçtir ki, hepsi hayatlarında en az bir kez intihara kalkıştılar. Eva da iki kez teşebbüs etti.

Hitler tam bir canavardı. Eva’nın içki ve sigara içmesine, eğlenmesine, dans etmesine, başkalarıyla tanışmasına ve insan içinde kendisine sevgi gösterisinde bulunmasına izin vermedi.

Eva ona aşıktı ve evlenmek için neredeyse yirmi yıl bekledi. Sonunda Emeline kavuştu. Kavuştu ama evlilik 40 saat sürdü. Ertesi gün intihar ettiler. Canavar, düğünden bir kaç gün önce Eva’nın eniştesini öldürtmüştü.

Hitler ve Eva’ya ait bir çok eşyanın yolu müzayede evlerine düştü. Dört yıl önce (2016) Eva’nın pembe sütyeniyle üzerinde isminin baş harfleri olan donu bile…

persembe

Mussolini ve Ekonomik Faşizm – 28 Nisan

75 yıl önce (1945) Mussolini idam edildi. Ertesi gün, içlerinde metresinin de olduğu diğer faşistlerle birlikte Milano’nun göbeğinde asılı olarak teşhir edildi. Kaçarken yakalanmıştı.

Mussolini, ekonominin mutlak kontrolünün hükümetin elinde olması gerektiğine inanıyordu ve bu yolda ulusalcılıkla sosyalizmi harmanlayarak ekonomik faşizmi yarattı.

Nedir ekonomik faşizm? İşte özellikleri:

  1. Totaliter rejim, devlete koşulsuz itaat, vatandaş devlet için (devlet vatandaş için değil).
  2. İş hayatında özel mülkiyet var ve bireyler iş ve mülk sahibiler ama o mülk ve işlerle istediklerini yapma özgürlükleri kısıtlı. Ne yapmaları gerektiği devlet tarafından dikte ediliyor.
  3. Bireysel haklar, “sosyal adalet”, “ulusal çıkarlar” ve “devlet baba” gibi kavramlar adına devamlı baskılanıyor.
  4. Önceki kötü yönetimler, kötü hükümet, aşırı harcama ve enflasyon, kötü ekonomi, yüksek borçluluk ve bitmez tükenmez krizler yüzünden halk güçlü bir tek adam aradığında ortaya çıkıyor.
  5. Siyasiler her şeyi vatandaştan daha iyi biliyor. Sosyal ve ekonomik hayatın her köşesine bir devlet karteli oturtuluyor. Mussolini İtalya’sında, Ulusal Faşist Sanayi Birliği, Ulusal Faşist Tarım Birliği, Ulusal Faşist Ticaret Birliği, Ulusal Faşist Bankacılık Birliği vardı.
  6. Ülke bu kadar tehdit altındayken, tek adamın ayaklarının anayasa gibi engellerle bağlanmaması gerekiyor. Devamlı anayasanın etrafından dolanılıyor.
  7. Vergi mükelleflerinin parası, devlete bağımlılığı artıracak yerlere aktarılıyor (emekli maaşları artırılıyor, hükümette çalışan bürokrat sayısı artırılıyor, bordroya hükümete ve tek adama övgüler dizecek entellektüeller alınıyor, yandaş media besleniyor).
  8. İş hayatındaki ahbap çavuşlara destek yardımları, vergi indirimleri, gümrük vergisi korumacılığı ve hukuksal düzenlemeler gibi gizli ödemeler yapılarak hükümete olan bağımlılık güçlendiriliyor (Mussolini zamanında İtalyan şirketlerinin üçte biri bu durumdaydı ve hatta desteklerin devam etmesi için hükümet kampanyalarına yardım yapıyorlardı).
  9. Medya ya susturuluyor ya da baştan çıkarılıyor (destekler ve kapatmalar).
  10. Lider tek adam (gerçekte öyle olmasa da) hep mazlum ve alçak gönüllüyü oynuyor (Mussolini eve döndüğünde ayna karşısında kahkalarla gülerdi).
persembe