• persembe@persembe.com

Yazar arşivi

Charles Schwab – 1 Nisan

49 yıl önce (1971) bugün, ülkenin en kötü performans gösteren yatırım fonlarından birinin yöneticisi, 8 yıl önce yazmaya başladığı piyasa bültenini yayımlamak ve komisyonları agresif bir şekilde indirerek Wall Street’te rekabet edebilmek için First Commander isimli bir aracı kurum kurdu.

Bültenine, en güzel zamanlarında 3 bin kişi aboneydi ve her biri yılda $84 ödüyordu ama yönettiği yatırım fonu her yıl yatırımcısına %20 kaybettiriyordu. Adam 2 yıl sonra şirketin ismini değiştirip kendi ismini koydu: Charles Schwab Corp..

İyi işleyince, 1983 yılında Bank of America $55 milyon ödeyip şirketi satın aldı ama 3 yıl sonra Charles Scwab $280 milyon ödeyip hisseleri geri aldı.

Bugün ticari bankacılık, aracı kurum (komiyonlar hâlâ düşük) ve varlık yönetimi işinde olan Charles Schwab ABD’nin en büyük 14. Bankası. BlackRock ve Vanguard’dan sonra üçüncü en büyük varlık yöneticisi ($3,9 trilyon yönetiyor).  12,5 milyon aktif müşteri hesabı var. 19.700 kişinin çalıştığı, ABD ve İngiltere’de 345 şubesi olan Charles Scwab 2019’da $10,7 trilyon ciro yapıp $3,5 trilyon net kâr etti.

persembe

Al-tut-sat — 31 Mart

Wall Street’te analistlerin al-tut-sat önerileri dünya finans literatürüne “Where are the Customers’ Yachts?”  (Hani, Müşterilerin Yatları Nerede?) isimli bir kitap yazdırttı. Sat önerileri tarihi olarak tüm öneriler arasında %1-%10 arasında oynadı. Öyle, çünkü sat önerilerinin müşterilerin işlem yapmaya teşvik etme oranı al önerilerinden çok daha az.

Sat önerisi verip haklı çıkan analist bile kimseye yaranamıyor. İşte 92 yıl önce (1928) bugün, oluşan balondan korkmaya başlayan Charles E. Merrill (Merrill Lynch & Co.’nun başkanı) müşterilerinin hisselerden çıkmasını önermişti. Çok dinleyen olmadı, millet Merrill Lynch ile alay etti. 1929 sonuna gelindiğinde önerinin ne kadar doğru olduğunu acı çekerek anlamış oldular ama ondan sonra Merrill Lynch bile müşterilere sat önerisi vermenin kimsenin işine yaramadığına kanaat getirdi. Meselâ, 1970’li yıllarda müşterilerine “hisselerden çıkın” diyen hızır brokeri James Bonham’ı kovuverdi. Çok böyle örnek var.

persembe

Gerhard Schröder – 30 Mart

14 yıl önce (2006) bugün, 1998-2005 arasında Almanya’nın şansölyesi olan Gerhard Schröder, koltuğu Angela Merkel’e devretmesinden daha bir yıl geçmeden $300.000 maaşla Rusya ile Almanya arasında inşa edilecek olan Kuzey Akımı konsorsiyumunun başına geçti.

Schröder, Putin’in kankası. Şansölyeliğini sona erdiren oylamadan birkaç gün sonra, koltuğu bırakmadan da saatler önce Kuzey Akımı projesini alelacele imzalayıverdi. İmzalaması normal, çünkü şansölye, ama imzaladıktan ve koltuğu bıraktıktan sonra projenin başına geçmesi burunları rahatsız ediyor. Üstelik işin içinde vatandaşların vergileri var, çünkü Alman hükümeti Gazprom’un temerrüde düşmesi halinde maliyetleri karşılayacak €1 milyarı garanti ediyor (neyse ki bu garanti hiçbir zaman kullanılmadı).

Schröder koltuğu bıraktıktan sonra bazı etkinliklerde Almanya’yı temsil etti (2007’de Boris Yeltsin’in, 2016’da Fidel Castro’nun cenaze törenlerinde). 2017’de Alman medyası, Schröder’in Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşerek Türkiye’de cezaevinde bulunan Alman eylemci Peter Steudtner’in serbest bırakılmasını sağladığını yazdı. Zaten 2018 seçimlerinden sonra yemin törenine katılarak yine Almanya’yı temsil eden kişi o olmuştu.

persembe

Ajan Vinod – 27 Mart

Bıktık virüsten, biraz virüssüz hikâye: 8 yıl önce (2012) bugün, Pakistan otoriteleri Hindistan’ın James Bond’unu yasakladı. Pakistanlıların Delhi’de patlatacağı nükleer bombayı önleyen Hindistan Gizli Servis görevlisi Ajan Vinod’un baş rolde olduğu yüksek oktanlı aksiyon filmi sinemalardan kaldırıldı. Halbuki film vizyona girdiği ilk hafta $9,7 milyon gişe hasılatı yapmıştı. Ajan Vinod filmleri James Bond’un Hint tasarımı. Yakışıklı ajan dünyayı jetle dolaşıyor, güzel kadınlarla kırıştırıyor, katilleri öldürüyor, suikastçılardan kurtuluyor ve hep ülkesini Pakistanlı casus ve teröristlerin kurduğu mahşer senaryolarından kurtarıyor.

persembe

Melissa – 26 Mart

21 yıl önce (1999) bugün dünyamıza bir virüs girdi. SARS değil, Corona değil, “Melissa”. Melissa virüsü “Önemli Mesaj” başlıklı bir e-posta olarak geliyor, tıklanınca “İstediğin belge burada, kimseye gösterme” mesajıyla karşılaşıyordunuz. Altında da list.doc diye bir dosya linki vardı. Bu linke tıklama gafletinde bulunanların bilgisayarında onlarca porno sitesi açılıyor, kullanıcının irtibat listesinden 50 kişiye daha aynı e-postayı atıyor, Microsoft Word ve Microsoft Outlook’taki bir dizi koruyucu özelliği etkisiz bırakıyordu.

Melissa’yı yaratan David Smith bir hafta sonra FBI, New Jersey Eyalet Polisi ve İsveçli bir bilgisayar firması sayesinde yakalanıp iş hayatına $80 milyon zarar vermekle suçlandı. Sonunda 20 ay hapis ve $5.000 ceza yedi. Darısı Corona’ya…

persembe

İlk ABD Banka Batışı – 25 Mart

211 yıl önce (1809) bugün, ABD finans tarihinin ilk banka batışı gerçekleşti. Piyasada $760 binlik tahvilleri dolaşan (bugünün $16 milyonu) Farmers Exchange Bank of Glocester’ın kasasında o gün $86 vardı.

Halbuki banka Rhode Island eyaletinin 4 bin nüfuslu Glocester kasabasında daha 5 yıl önce kurulmuştu. Bankanın sahipleri ve yöneticileri bankacılıktan hiç anlamayan bir grup iş adamıydı ve bankanın defterleri hayatta kaldığı 5 yıl boyunca tam bir komedi filmiydi.

Banka daha işin başında Boston’da banka çek ve tahvillerini kırdırma işini yapan kurnaz bankacı Andrew Dexter’in kucağına düştü. Banka para yapamazken sahiplerini avladı. Hiçbir kefili cirosu olmayan çekleriyle bankanın ihraç ettiği tahvilleri iskontoyla aldı. Cebinden $1 bile çıkmadı. Çekini %2 faizle 8 yıl sonra ödeyecekti. Bu tahvilleri bankaya sermaye olarak koyup $600 bin nakit çekti. Bankanın cahil sahipleri, zaten kendilerinin olan hisselere (sermaye) dayalı banka tahvillerini itfa zamanı ödemekle yükümlüydüler.

Bütün kontrolü elinde tutan Andrew (öyle ki, tahvillerin basımında kullanılan mürekkep bile onun kasasında kilitliydi) bankaya devamlı yeni ihraçlar yaptırdı. Mart 1809’a gelindiğinde çıkan dedikodularla bankaya giden yatırımcılar elleri boş döndüler. Sonuçta bankalara hücum başladı ve Farmers Exchange Bank of Glocester ile birlikte birkaç banka daha battı.

Andrew Dexter zengin bir tekstilcinin oğluydu ve Brown Üniversitesi’nde iyi bir eğitim almıştı. Mezun olduktan sonra Boston’a gelip işi o zaman ABD’nin 3. Hazine Bakanı olan amcasından(Samuel Dexter) öğrendi. Palazlanınca Boston’da bir finansal merkez haline gelecek bir gökdelen yapıp orada zamanın seçkin içeceği kahve servis etmek istedi. Niyeti, kırdırılan (iskontolu) tahvil işlemlerini sokaktan o binaya alıp kontrol etmekti.

1807 yılında o zaman ABD’nin en yüksek binası olavak olan (7 katlı) Exchange Coffee House’un inşaatına başladı. İki yıl sonra tamamlanan şaşaalı binayı ülkenin dört bir yanından gelen meraklılar hayranlıkla ziyaret ettiler. Ne var ki, bina hiçbir zaman Andrew Dexter’in hayal ettiği gibi bir finans merkezi olamadı, 9 yıl sonra da yanıp kül oldu. Dexter’in dalavereleri nasıl komşu ketlerdeki bankaları da batırdıysa, büyük yangının alevleri komşu kentlerden bile görülüyordu.

Farmers Exchange Bank of Glocester batınca Andrew Dexter Kanada’ya tüydü. 1812 Savaşı’nda uygun iflâs yasalarından faydalanmak için geri New York’a döndü. Babası ölüp miras bırakınca Alabama’ya gidip emlâk spekülasyonu yapmaya başladı. Orada (bugün 200 binlik nüfusuyla Alabama eyaletinin başkenti olan) Montgomery kentini kurdu. Emlâktan para kazanmak için Teksas’a Meksika’ya gidip durdu, sonra beş parasız öldü (1837).

persembe

ABD Borcu – 24 Mart

243 yıl önce (1777) bugün ABD’nin nur topu gibi bir bebeği doğdu. İsmi “Borç”. Fransız hükümetinin vatandaşlardan tuz, tütün ve benzeri ürünler vergilerini toplayan organı ABD’ye $381 bin (bugünün $9 milyonu) borç vermeye razı oldu. Geri ödeme tütün balyaları halinde yapılacaktı.

Bugün ABD’nin ulusal borcu $23 trilyonu aştı (adam başı $70 bin+). Bunun dörtte biri diğer devlet organlarına (SGK, vs.). Kalanı diğer devletlere, yerli ve yabancı yatırımcılara, bankalara, yatırım fonlarına. Çin ve Japonya’nın elinde $1’er trilyondan fazla hazine kâğıdı var. $3 trilyona yakın kâğıt da Federal Reserve’de. Şimdi daha da artıracaklar.

 

persembe

Tek Kuşak, Tek Yol – Çin, İtalya ve Corona – 23 Mart

Bir yıl önce (2019) bugün, İtalya çürümekte olan ekonomisini canlandırmak için, Çin’in o iddialı “Tek Kuşak, Tek Yol” (İpek Yolu) projesi’ne dahil olacağını söyleyip öven ilk batı ülkesi oldu. Başkan Xi Jinping’in İtalya’da katıldığı imza töreninde İtalyan ve Çin şirketler arasında $2,8 milyarlık anlaşmalar imzalandı ama bir yıl sonra gele gele İtalya’ya bol bol virüs geldi.

70 ülkeyi, dünya nüfusunun %65’ini, dünya gayri safi milli hasılasının %40’ını içine alacak dev alt yapı projesi fikri Çin hükümetince 2013’te ortaya atıldı. Onlara göre, bu girişim “bölgesel bağlantıları güçlendirecek ve parlak bir geleceği kucaklayacak” bir hamleydi. Okuduğunu anlayanlara göre, Çin güdümlü bir ticaret ağıyla Çin’in küresel işlerde hakimiyet kurma hamlesiydi. Çin bu ülkelerdeki alt yapı projelerini finanse edecek, borç boyunduruğuna aldığı hükümetlerden bol bol meyve yiyecekti.

Projenin tamamlanma hedefi, aynı zamanda Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılına denk gelen 2049 idi. “Tek Kuşak, Tek Yol” projesi hedeflenenden 29 yıl önce tamamlandı. Yerleri, masaları, tezgâhları kan, bok, ter ve her türlü pislik götüren; leş gibi kokan; gergedan boynuzu, köbek balığı yüzgeci, kaplan kemiği, karıncayiyen pulu, geyik penisi satılan; yarasa, köpek yiyen; kafesteki ayıların midelerine sokulan şırıngayla safra kesesi suyunu çekip içen binlerce satıcı ve müşterinin gezindiği Huanan Pazarı’ndan çıkan virüs, 70 değil 170 ülkeyi, dünya nüfusunun %65’ini değil %99’unu, ekonominin %40’ını değil %100’ünü kapsadı, birleştirdi. Projeyi ilk alkışlayan İtalya bugün tarihinin en kötü günlerini yaşıyor.

persembe

Parmaklı Kuru Fasulaye – 22 Mart

15 yıl önce (2005) bugün, Las Vegas’lı Anna Ayala hızlı yemek zinciri Wendy’s’in California’daki lokantalarından birinde yediği biberli kıymalı kuru fasulyesinden bir insan parmağı çıktı. Anna, zinciri milyonlarca dolarlık tazminat için dava edecekti ve şantaj yapmaya başladı. Olay duyulunca Wendy’s’in işleri tepetaklak aşağı giti ama Anna’nın işleri de umduğu gibi gitmedi. Bir ay sonra tutuklandı. Parmak bir asfaltlama fabrikasında meydana gelen bir makine kazasında kesilmişti. Polis parmağın Anna’nın kocasının arkadaşına ait olduğunu ortaya çıkardı. Anna 4 ay sonra mahkemede olayın düzmece olduğu ve suçlarını itiraf ettiler. Wendy’s’e $21.2 milyon tazminat ödemeye ve 9 yıl hapse mahkûm oldu. 4 yıl yatıp çıktı ama ömür boyu men edildiği için bir daha hiçbir Wendy’s lokantasına giremedi.

persembe

İlk Yatırım Fonu – 21 Mart

152 yıl önce (1868) bugün, Londra’da tarihin bilinen ilk yatırım fonunun izahnamesi yayınlandı. Foreign and Colonial Government Trust’ın sunduğu fonun pay fiyatı ₤85 idi ve gelişmekte olan ülkelerin (Arjantin, Avustralya, Şili, Mısır, Peru ve Türkiye) tahvillerine yatırım yapıyordu. Fon, bugünkü ismi Foreign & Colonial Investment Trust ile hâlâ hayatta ve Londra Borsası’nda işlem görüyor.

96 yıl önce (1924), yine aynı gün, ilk ABD yatırım fonu da hayata geçti. Fonun kurucularından biri eski bir alüminyum tencere satıcısıydı. Fon ilk ihraç olduğunda 5 pay $262,50’ye satılıyordu (o günkü T Model Ford’dan $2,50 daha ucuz).

Kaynak: https://jasonzweig.com

persembe