• persembe@persembe.com

Yazar arşivi

Ekonomi duası 2 – 11 Ağustos

92 yıl önce (1928) bugün Cumhuriyetçilerin başkan adayı seçilmesi nedeniyle yaptığı konuşmada Herbert Hoover “Bu ülkede yoksulluğa karşı kazanacağımız zafere hiçbir zaman bu kadar yakın olmamıştık. Artık fakirhane diye bir şey kalmayacak. Çok yakında, Allahın izniyle, fakirlik bu ülkeyi terk edecek.” dedi. Allah izin vermedi. Bir yıl sonra ABD dünya tarihinin en büyük ekonomik çöküntüsünü yaşayacaktı.

persembe

Ekonomi duası – 10 Ağustos

19 yıl önce (2001) bugün ekonomik krizle boğuşan ve her 3 kişiden biri yoksulluk sınırı altına inen Arjantin’de 1 milyon kişi sokağa çıkıp Aziz Cayetano’ya dua ederek iş ve ekmek istedi. Aziz duymamış olacak ki dualar işe yaramadı ve Arjantin yıl sonunda $93 milyarlık borcunu ödeyemedi ve temerrüde düştü. Sadece borç veren ülkeler değil asıl Arjantin halkı zarar gördü. Para dışarıya kaçtı, yabancı yatırımlar tamamen durdu, peso dört misli devalüe oldu, ülke ekonomisi %11 küçüldü ve enflasyon %40’ın üzerine çıktı.

Ne ironidir ki, dua edilen Aziz Cayetano 1539 yılında yüksek tefeci faizlerine alternatif olup dar gelirlilere düşük faizle kredi verebilmek için banka kurmuştu (o banka bugün Intesa Grubuna bağlı ve dünyanın en eski bankalarından biri olan Banco di Napoli).

Yine ne ironidir ki, 2 yıl önce (2018), yine bugün (10 Ağustos), bu sefer ülkemizde televizyonlar halktan dolarlarını ve altınlarını bozdurup Türk Lirasına çevirmelerini isterken daha yılın başında 3,78 olan $/TL paritesi bir günde 5,53’ten 6,80’e, ertesi gün de 7,21’e kadar çıktı.

Aziz Cayetano’nun kulakları çınlasın. Bugün kamu bankaları bile faiz düşürme direktifinde piyasaya karşı gelmekte zorlanır, yeni camiler gündeme otururken umarım okunan dualar duyulur da tarih tekerrür etmez.

persembe

Clinton ve avansı – 6 Ağustos

19 yıl önce (2001) bugün, eski başkan Clinton yayınevi Knopf ile hatıralarını yazmak için anlaşarak $15 milyon avans aldı. Bu rakam o güne dek bir özyaşamöyküsüne ödenen en büyük avanstı. Ondan önceki rekor Papa II John Paul’deydi ($8,5 milyon avans). Daha sonra Clinton’un eşi Hillary de hatıralarını yazmak için $7-$8,5 arası bir avans aldı.

Yayınevleri eski başkanlara ödedikleri bu büyük avansları genelde kitap satışlarıyla kurtaramıyorlar ama Clinton’un kitabı My Life (Yaşamım) 2.250.000 sattı ve Knopf’a para kazandırdı.

Kitap hayli uzun (1.008 sayfa) olduğu için televizyon programlarında dalga konusu oldu. Komedyen Jon Stewart “Kitabı bitiremediğimi itiraf etmeliyim, şu anda 12 bininci sayfadayım” dedi. George Bush bile dalga geçti. Daha sonra yapılan bir araştırmada kitabı satın alanların %30’unun kitabı okumadığı ya da başlayıp bitirmediği ortaya çıktı.

Fark etmez. Clinton’un kitabın satışından toplamda $30 milyon yaptı. Zaten başkanlığı bıraktıktan sonraki 8 yılda karı koca $109 milyon kazandılar (özyaşamöyküleri, avanslar ve konferanslarda konuşmacılık ücretlerinden). Son konuşma ücreti $250 bin idi.

persembe

Denis – 5 Ağustos

Çocuk annesini kansere kaybettikten sonra kuzey Rusya’da bir yetimhanede sefalet içinde 9 yaşına bastığında zengin Amerikalı çift Ralph ve Carolyn Flynn’e evlatlık gitti. İsmini Denis koydular. Denis geçen yıl (2019) bugün (27 yaşındayken), mahkemenin ona $28 milyon tazminat ödenmesine hükmettiğini öğrendi. Öğrendi çünkü, garajında Rolls Royce olan 340 m2’lik Amerikan rüyası evlerinde yeni anne ve babası tarafından 10 yıl boyunca cinsel tacize uğramıştı. Denis parayı alıp Rusya’ya annesinin mezarını aramaya giderken Ralph ve Carolyn toplam 36 yıl hapis cezası yediler.

 

persembe

İlk Endeks Fonu – 28 Temmuz

49 yıl önce (1971) bugün Wells Fargo, bavulcu Samsonite şirketinin emeklilik fonundan aldığı $6 milyon ile finans tarihinin ilk endeks fonunu başlattı.

İlk endeks fonu fikrini 1960 yılında California Üniversitesi ekonomisti Edward Renshaw ile MBA öğrencisi Paul Feldstein, Financial Analyst Journal’a yazdıkları makalede ortaya atmışlardı. Makalenin başlığı “The Case for an Unmanaged Investment Company” (Yönetilmeyen Yatırım Şirketinin Avantajı diye tercüme edilebilir).

O zamana dek, ister bireysel ister kurumsal ve profesyonel yatırımcılar olsun, getiriler piyasayı yenme fikrinin pek gerçekçi olmadığını destekliyordu. Yâni çoğu aktif olarak yönetilen fonun performansı piyasa ortalamarını geçemiyor, buna rağmen fon yöneticilerine de çok yüksek ücretler ödeniyordu. Bu makale, piyasa ortalamalarını (meselâ bir endeksi) taklit edecek hisse senetlerini bir sepete koyup bekleyerek o ortalamaların getirilerini tekrarlayacak bir fon fikrini ortaya attı. Bu fon, hem yüksek egolu fon yöneticilerine ihtiyaç duymayacak hem de performansı bir yandan piyasa ortalamalarını geçemezken öte yandan piyasa ortalamarının altında da kalmayacaktı.

Makale pek ilgi görmedi ama John Andrew “Mac” McQuown isimli bir makine mühendisinin ilgisini çekti. McQuown bilgisayarlara meraklıydı. 1957’de mezun olduktan sonra bu erakından dolayı $1.600’lık Texas Instruments şirketinin hisseleri aldı (iki yıl sonra $120 bine sattı). Sonra Wall Street’te çalışmaya başladı ve hisse senedi fiyatlarının davranış biçimlerini çözümlemeyi amaçlayan bir bilgisayar programı üzerinde çalışmaya başladı. Sonuçlarını seminerlerinde anlatırken profesörler onu zamanın en önemli ekonomi okulu olan Chicago Üniversitesi’ne yönlendirdiler. Orada Eugene Fama ve Merton Miller gibi efsanelerle tanıştı ve hayatı değişti. IBM onu eğitim merkezlerinde bir konuşma yapması için davet etti. Dinleyiciler arasında Wells Fargo’nun başkanı da vardı ve konuşma bittiğinde McQuown’a iş teklif etti.

İşte zor da olsa orada etrafındakilere endeks fonu fikrini kabul ettirdi. Çoğu akademiyen ve finansçı bu kadar basit fikrin doğru olamayacağını, analistler ve portföy yöneticileri için milyonlar harcandığını söylediler. Halbuki McQuown “bunların hiçbirine gerek yok, tek yapacağınız iş gidip S&P500 Endeksi’ni almak” diyordu.

İşte finans tarihinin ilk endeks fonu böyle hayata geçti. O ilk fon sadece kurumsal yatırımcılara açıktı. Birkaç yıl sonra Vanguard fonlarının yaratcısı John Bogle endeks fonlarını bireysel yatırımcılara da açarak beklenen devrimi tetikledi. Bugün endeks fonlarının varlıkları $10 trilyonu geçmiş durumda. Bu rakam on yıl önce dörtte biri kadardı.

 

 

persembe

Sakat Diyarlar – 27 Temmuz

18 yıl önce bugün (2002), İran reform yanlısı muhalefet partisi Özgürlük Hareketi’inin faaliyetlerini durdurdu ve yöneticileri 10 yıl hapse ve $6 bin ceza ödemeye hükmetti. Sebep? “Anayasal düzeni bozmaya teşebbüs” tabi.

Sakat diyarların sakatlıkları bundan ibaret değil elbette.

10 yıl önce (2010), yine aynı gün, savaş sonrasında “Irak’ın Yeniden Yapılandırılması” projesinin hesaplarına bakan Devlet Denetleme Dairesi’nin baş müfettişi, ABD’nin bu proje için zimmetine geçirdiği Irak petrolünün satışından gelen $9,1 milyarın %95’inin nereye gittiğini bulamadığını açıkladı.

persembe

Basın Bayramı – 24 Temmuz

112 yıl önce (1908) bugün, Türk basınında sansür kalktı. Osmanlı’nın son günlerinde gazeteler sansür memurlarının kontrol ve denetiminden geçtikten sonra yayınlanıyordu. İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra,, bugün bu uygulamaya son verildi ve günümüzde “sansürün kaldırılması” olarak adlandırılan bu dönüm noktası ve gün artık Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak kutlanmakta.

60 yıl önce (1960), yine aynı gün, gazete sahipleri ve yazı işleri müdürleri basının kendi kendini denetlemesini sağlayacak Basın Ahlâk Yasası’nı imzaladılar. Ne var ki, 60 yıl sonra manzara farklı.

Basın bayramı kutlanıyor kutlanmasına da, ne kutlanıyor acaba? Bilgi alma özgürlüğü ve hakkının korunması için mücadele eden uluslararası sivil toplum örgütü Reporters Sans Frontières’in (Sınır Tanımayan Gazeteciler) her yıl derlediği World Press Freedom Index’inde (Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi) 180 ülke arasında 154’üncüyüz (2020).

persembe

Bugünün ekonomik eko-sistemi

Yunanistan’da küçük bir sahil kasabasına zengin bir turist gelir. Bir otele girer. Resepsiyona 300 euro bırakır ve yukarı çıkıp odalara bakmak istediğini, beğenmezse parasını geri alacağını söyler. Turist yukarı çıkıp yavaş yavaş üst kattaki odaları kontrol ederken, otel sahibi 300 euroyu alıp aceleyle kasaba koşar ve ona olan borcunu öder.

Kasap, otelciden aldığı parayla çiftçiye gider Ondan veresiye aldığı etin parasını öder.
Cebine 300 euroyu koyan çiftçi doğruca benzin istasyonuna gider İstasyon sahibine ödeme yaparak traktörünü çalıştırmak için açtığı borcu kapatır.
Benzin istasyonu sahibi, çiftçiden aldığı bu para ile kasabanın fahişesine gider ve onda açtığı veresiyeyi kapatır.
Eline 300 euroyu alan fahişe, doğruca otelin yolunu tutar Otel sahibine olan borcunu resepsiyona bırakır.
Otel sahibi, daha resepsiyondan parayı almadan turist aşağı iner. Odaları beğenmemiştir. Parasını alır ve çıkıp gider.

Kimse bir sent bile kazanmamıştır. Ama tüm kasabalı borçlarını ödemiş, geleceğe umutla bakmaktadır.
HAZİRAN MAYIS’TAN DAHA İYİ OLACAK….

persembe

Infographics

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya ve buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

UIC – International Union of Railways (Uluslararası Demiryolları Birliği)

Data linki için buraya tıklayınız.

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

Data linki için buraya tıklayınız.

 

SIPRI: Stockholm International Peace Research Institute (Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü)

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Coğrafmanya:

  1. Türkiye Çin’e Portekiz’e olduğundan daha yakın.
  2. Türkiye’nin en kuzeybatısından Baltık Denizi’ne olan mesafe, en güneydoğusuna olan mesafeden daha kısa.

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

 

Data linki için buraya tıklayınız.

 

persembe

Tarihte Bugün

Ocak

Şubat

Mart

Nisan

Mayıs

Haziran

Temmuz

Ağustos

Eylül

Ekim

Kasım

Aralık

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

persembe