• persembe@persembe.com

21 AĞUSTOS 1911

21 AĞUSTOS 1911

115 yıl önce (1911) bugün, Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa isimli tablosu Paris’teki Louvre Müzesi’nden İtalyan hırsız Vincenzo Peruggia tarafından çalındı. Tabloya sigorta ettirilmek için 1962 yılında bugüne dek tarihin en yükseği olan $100 milyon (bugünün parasıyla $1,1 milyar) değer biçilmişti. Hiçbir zaman sigorta yapılmadı, çünkü onu korumak için yerleştirilen türlü güvenlik önlem ve teçhizatının değeri hep sigorta değerinden daha düşük oldu.

Aslında bu hikâye Mona Lisa hakkında değil. Vincenzo Peruggia o gün Louvre’a çalışanların girdiği kapıdan çalışanların giydiği tulumu giyerek girip tabloyu Salon Carré duvarından söktü, tuluma sardı ve elini kolunu sallayarak çıktı. Tabloyu 2 yıl boyunca Paris’teki apartmanında sakladıktan sonra sabrı tükendi ve İtalya’ya döndü. Hep amacının Napolyon’un çaldığı tabloyu anavatanına geri kazandırmak olduğunu söyledi ama bu palavraydı. Tabloyu hem Floransa’daki Uffizi Müzesi’ne satmak istedi hem de Leonardo tabloyu sarayın adamı olabilmek için Fransa Kral I. Francis’e hediye etmişti. Uffizi polise haber verdi, Vincenzo hapsi boyladı, 6 ay yatıp çıktı ve İtalya’da vatansever kahraman ilan edildi. Tablo da Louvre’a geri döndü.

1932 yılında, Amerikalı milyarder William Hearst’ün sahip olduğu New York Journal’da çalışan hızır gazeteci Karl Decker, hırsızlığı aslında Arjantinli (güya) markiz Eduardo de Valfierno’nun (varlığı hiçbir zaman kanıtlanmadı) planladığını yazdı. Ona göre Valfierno zeki bir dolandırıcıydı ve ünlü ressamların kopyalarını yapan adamları vardı. Mona Lisa kopyalarının iyi para getirmesi için aslını yok etmek istemişti.

Bu yazdığı palavra ama Karl Decker’in daha önce becerdiği bir iş değil. O 30 yaşlarına gelirken Hearst’ün New York Journal’ı ile Pulitzer’in New York World’ü kıyasıya bir rekabet içindeydi. Öne çıkmak için hep sansasyonel bir şeyler patlatıyorlardı. Hearst’e fırsat 1896-1898 Küba Bağımsızlık Savaşı’nda (İspanya’dan) geldi. Genç yazarı Karl Decker’i Küba’ya yolladı. Decker konsolosun ve devrimcilerin yardımıyla hapiste olan özgürlük savaşçısı Evangelina Cosio y Cisneros’u kaçırdı. 3 gün sakladı, sırma saçlarını koca bir şapka altına aldı, erkek gibi giydirdi, ağzına bir puro verdi ve sahte belgelerle limandan çıkartıp ABD’ye getirdi. Hearst de kadını bir ödül gibi sergiledi, Beyaz Saray’a çıkarttı ve gazetecilik zaferini ilan etti. Basın hâlâ aynı basın, acımasız ve sansasyon avcılığı hâlâ devam ediyor ama Evangelina’dan sonra bir Amerikan savaş gemisi batırıldı, ABD İspanya’ya savaş açtı ve sonuç Küba’nın bağımsızlığını kazanması oldu.

persembe

You must be logged in to post a comment.