• persembe@persembe.com

Tarihte Bugün Mart 2019

25 Mart 2019

62 yıl önce (1957) bugün (25 Mart), Fransa, Batı Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg; bugünkü Avrupa Birliği’nin selefi olan Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (AET) kuran Roma Antlaşması’nı imzaladılar.

Aslında Roma Antlaşması 2 antlaşmadan oluşuyordu. Biri AET’i, diğeri Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu’nu (Euratom) kurdu. Euratom daha sonra Avrupa Topluluğu yapısı içine dahil edildi.

AET özünde bir gümrük birliği idi ve zaten herkes bu birliğe “Ortak Pazar” diyordu. Üye ülkeler 12 yıllık geçiş dönemi süresinde var olan tüm tarif engellerini (gümrük vergilerini) kaldırmayı taahhüt ettiler. Aynı zamanda, üçüncü taraf ülkelerden gelecek tüm ürünler için de ortak gümrük vergileri koydular.

Bu ortak pazar tüm ürünlerin serbest dolaşımı anlamına geliyordu ama hizmetlerin, bireylerin ve sermayenin serbest dolaşımı üzerindeki kısıtlamaların kalkması için 1987 yılına dek, yâni gerçek bir tek pazarın kurulduğu Tek Avrupa Senedi’nin (Single European Act) imzalanması bekelenecekti. Zaten ancak bu imzadan sonra, 1992 yılında Avrupa Birliği Antlaşması hayata geçti.

Roma Antlaşması’nın önemli unsurlarından biri de Ortak Tarım Politikası’nın (CAP) benimsenmesiydi. CAP, AET içinde tarım ürünleri için serbest bir Pazar yaratıp Avrupa’lı çiftçilere belli seviyede geliri garanti etti. Bu, üçüncü ülkelerden gelen rekabeti engelleyen korumacı politikalar sayesinde başarıldı. CAP’I finance etmek için 1962 yılında Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu (EAGGF) kuruldu ama CAP topluluk bütçesi üzerindeki en büyük yük olmaya devam etti (hâlâ bu alanda reformlar aranıyor).

Roma Antlaşması’nı sadece 6 üye imzaladı (bunlara “özgün altı” deniliyor) ama topluluğa üye ülkelerin sayısı zamanla 28’e çıktı (İngiltere’nin yarısı bugün bu sayıyı 27’ye indirmeye çalışıyor).

24 Mart 2019

72 yıl önce (1947) bugün (24 Mart), Amerikalı sanayici, petrol kralı, milyarder John D Rockefeller Manhattan’daki “kupon” arazisini Birleşmiş Milletler’e bağışladı (bugün genel merkez binasının bulunduğu yer). Çon zengindi ama cömertti de. Daha ilk maaşının %10’unu mahallenin kilisesine bağışlamıştı. Ölene dek servetinden 500 milyon doları eğitim ve bilim kuruluşlarına hibe etti.

16 yaşında muhasebeci yardımcısı olduğu ilk işine girdiği yaşamının sonuna dek her yıl “iş günü” diye kutladı.

Babası tam bir düzenbazdı. Kasaba kasaba dolaşır, sağır-dilsiz rolü yapar, sahte ilaçları mucize çare diye satardı. Ona “Şeytan Bill” derlerdi. İki karısı vardı.

1930’lu yıllarda; 42 kitap yazmış, 1953 Nobel Edebiyat Ödülü’nü almış usta yazar Winston Churchill’e (henüz başbakan değil) kendi yaşam öyküsünü teklif etti ama Chruchill 250,000 $ avans isteyince vazgeçti.

1911 yılında yüce mahkeme şirketi Standard Oil’in tekel oluştuduğu ve bölünmesi gerektiğine hükmetti. Bu hüküm Rockefeller’i daha da zengin etti. Standard Oil, içlerinde bugünkü ExxonMobil, Conoco, Chevron ve Amoco gibi dev petrol şirketlerinin bulunduğu 34 parçaya bölündü. Parçaların toplamı bütünden daha fazlaydı. Bu şirketlerin hisseleri daha ilk yıl ikiye üçe katlayınca Rockefeller A.B.D.’nin ilk dolar milyarderi oldu.

Her yıl “iş günü” diye kutlama yapıyordu ama doğumgünlerini pek kutlamazdı. Zaten çok uzun yaşadı. Sanki fukaraymış gibi bir de 97 yaşına kadar yaşadığı için hayat sigortası yaptırdığı şirket 5 milyon dolar ödemek zorunda kaldı.

23 Mart 2019

15 yıl önce (2004) bugün (23 Mart), yayınevi Random House Donald Trump’ın yazdığı “Trump: How To Get Rich” (Trump: Nasıl Zengin Olunur) isimli kitabı bastı. Trump’ın bugün 4 milyar doları var ve kendisi hiç iflâs etmedi ama şirketlerinde vukuat çok. 1991’de Taj Mahal, 1992’de Trump Plaza, 2004’te Trump Hotel & Casino Resorts, 2009’da Trump Entertainement Resorts isimli otelleri iflâs ettiler. 1988’de kurduğu Donald Trump Vakfı da usulsüzlüklerden dolayı kapatıldı. Ağzına içki sürmez ama 2006 yılında piyasaya çıkardığı Trump markalı votka 2011’de satmadığı için yok oldu gitti.

22 Mart

254 yıl önce (1765) bugün (22 Mart), İngiliz Parlementosu Amerika’daki kolonilere Pul (Damga) Vergisi getiren yasayı onadı. Bu yasaya göre konşimentolar, lisanslar, tapular, gazeteler, reklamlar, takvimler, diplomalar, sözleşmeler, beyannameler, kefaletnameler, mahkeme evrakı, dilekçeler ve hatta iskambil kâğıtları gibi her türlü matbu evrak üzerinden vergi tahsil edilecekti.

1763 yılında İngiltere, koloni topraklarında Fransa ve yerlilere karşı verdiği (Yedi-Yıl-Savaşları) savaşı kazanmıştı ama bu pahalıya patlamıştı. İngilizler, Amerikan kolonilerini Fransa ve yerlilere karşı korumalarının bedelini Amerikalılardan tahsil etmek istiyordu. Amerikalılar aynı fikirde değillerdi. Hem Fransızların bir tehdit oluşturmadığı hem de savaşın bedelini halihazırda ödemiş oldukları kanaatindeydiler.

İngilizler, bu damga vergisi sayesinde yılda 60 bin sterlin toplamayı düşünüyorlardı ama 3300 sterlini zor toplayabildiler. Halbuki Amerika’daki kuvvetleri yılda 350 bin sterline maloluyordu. İş tam bir fiyaskoya dönüştü. İngilizlerin diğer vergi tahsilatları eridi gitti, çünkü koloniler İngiltere’den ithalat yapmayı da kestiler.

Aslında bu yeni damga vergisinin yükü fazla değildi ama Amerikalılar direnmezlerse yeni vergilere maruz kalacaklarını görüyorlardı. Üstelik bu vergi gerçekleşen ticaret hacmi üzerine getirilmiş bir vergi değildi. Sırf kolonilerden daha fazla para sızdırmak için tasarlandığı belliydi. Zaten verginin yerel idarelerin onayı olmadan doğrudan İngiltere’den geliyor olması herkesin kafasını bozuyordu.

İngilizlerin açgözlülükle getirdiği bu vergi A.B.D.’yi yarattı. Amerikan ögürlük savaşının ve devriminin bir numaralı müsebbibi oldu.

21 Mart 2019

95 yıl önce (1924) bugün (21 Mart), Boston’lu Massachusetts Investors Trust tarafından dünyanın ilk yatırım fonu kuruldu. İşe 50 bin $ varlıkla başlayan fon 1 yıl içinde 392 bin dolarlık varlık büyüklüğüne erişti. 1929 krizinde varlıklarının %83’ünü kaybetti ama hayatta kaldı. Bugün hâlâ hayatta ve MFS Investment Management tarafından yönetiliyor. MFS bugün takriben 500 milyar dolarlık bir varlığı yönetiyor. MFS de 2000’li yılların kurumsal skandallar sahnesine çıkıp SEC cezalarından nasibini aldı.

Aslına finans tarihinin ilk yatırım fonu Massachusetts Investors Trust değildi. Massachusetts Investors Trust ilk “açık uçlu” fon idi. Dünyanın ilk yatırım fonunu 1774 yılında Amsterdam’lı iş adamı Adriaan van Ketwich kurdu. 1772-1773 finansal kriz yıllarıydı. Ayrıcalıklı dev İngiliz Doğu Hindistan Şirketi özellikle Kuzey Amerika’daki sömürgecilik emellerini finanse etmek için büyük borçlar altına girmişti. Ne var ki, Kuzey Amerika devrim ateşiyle kaynıyordu. Şirket artan maliyetler ve düşen cirolar yüzünden kurtarma istedi ve herhalde tarihe de ilk “batmasına izin verilemeyecek kadar büyük şirket” kavramını yerleştirdi.

İşte zor zamanları doğru koklayan van Ketwich etrafından para toplayarak bir fon oluşturdu. Fonun varlıkları Avrupa ülkeleri ve Amerikan kolonilerindeki plantasyonların (büyük çiftlikler) gelirlerine dayalıydı (yâni, bir anlamda bugünkü varlığa veya ipoteğe dayalı menkul kıymetler gibi) ve risk dağıtılmıştı. Onun için de van Ketwich fonun ismini “Eendragt Maakt Magt” (birlikten güç doğar) koydu. Adriaan van Ketwich herhalde dünyanın ilk “çeşitlemesi”ni yapmıştı.

Fon “kapalı uçlu” bir fondu ve 2.000 paydan oluşuyordu. Paylar satılıp bitti mi yenisi çıkmıyor, almak isteyenler ancak eski sahipler satarsa alabiliyorlardı.

20 Mart 2019

417 yıl önce (1602) bugün (20 Mart), Hollanda Doğu Hindistan Şirketi (Vereenigde Oost-Indische Compagnie – VOC) kuruldu. Avrupa-Asya arasındaki ticareti elinde tutan Portekiz’in hakimiyetini kırmak için kurulan VOC dünyanın ilk halkı arzı olurken ilk tahvillerini de çıkaran ilk uluslararası şirketi oldu. Şirketin hisseleri kuruluduğu yıl dünyanın en eski borsası Amsterdam Stock Exchange’de işlem görmeye başladı (aslında Amsterdam Borsası’nı VOC kurdu). 1602 yılındaki halka arzda VOC 6.5 milyon gulden gibi müthiş bir para topladı (bugünün takriben 400 milyon doları). 1800 yılında iflâs edene dek 198 yıl yaşadı.

VOC’un savaş açmak, uluslararası anlaşmalar yapmak, para basmak, yeni sömürgeler oluşturmak, suçluları tutuklamak, idam etmek gibi müthiş güçleri vardı. Neredeyse bir yarı-devlet gibiydi ve müthiş kârlar ediyordu. 1637 yılında, Lâle Çılgınlığı’nın zirvesinde şirketin değeri 78 milyon guldene ulaşmıştı. Bugünün 7,9 trilyon doları. Yâni VOC, Apple’ın, Google’ın, Facebook’un, Microsoft’un, Samsung’un, Netflix’in, Tesla’nın, Amazon’un, AliBaba’nın, Exxon’un, Visa’nın, Walmart’ın toplamından daha değerliydi!

VOC’un şirket logosu herhalde dünyanın ilk küresel olarak tanınan logosudur. Şirket

On yedinci yüzyıl Hollanda ekonomik mucizesinin arkasındaki en büyük güç oldu. Amsterdam’ı dünyanın ilk küresel finans merkezi yaptı. Dünyanın birçok ulaşılmamış yerinin keşfedilmesine, o bölgelerde ekonomik büyümeye, ticaretin gelişmesine, haritacılığın gelişmesine, ön ayak oldu. VOC modern uluslararası şirketlerin de babası sayılır. Uluslararası ticarette, istihdamda, bugünkü anlamıyla doğrudan yabancı yatırımlarda birçok yeniliğe imza attı.

Elbette sütten çıkmış ak kaşık değil. Sömürgecilikten köle ticaretine, şiddet kullanımından sabotaja, tekelcilikden rüşvete, istismardan katliama kadar gittiği her yerde her musibete imzasını da attı. Mauritius’da kanatsız kuş dodonun neslinin tükenmiş olmasının müsebbibi de VOC’dur.

19 Mart 2019

156 yıl önce (1863) bugün (19 Mart), İskoç tersanesinden güney eyaletlerin donamasına katılmak üzere yola çıkan SS Georgiana kruvazörü daha ilk yolcuğunda South Carolina’nın Charleston limanını abluka altına alan kuzey donanmasıyla karşı karşıya kaldı ve ağır yaralar aldı. Geminin kargosunda bulunan (o zaman 1 milyon dolar değerindeki) cephane ve ilacı kuzeylilere kaptırmamak için kasten batırıldı. Kaptan Davidson teslim bayrağı çekip kuzeylilerin duraklamasından yararlanarak gemiyi karaya oturtup batırdı ve mürettebatıyla birlikte kaçmayı başardı.

Kuzey donanmasından binbaşı Davis de kargonun gerilla kuvvetlerin eline geçmesini engellemek için enkazı ateşe verdi. Kargodaki barut yüzünden yangın günlerce sönmedi. Beş ay sonra, yine ablukadan kurtulmaya çalışan bir başka güney donanması gemisi Mary Bowers SS Georgiana’nın enkazına çarpıp tam da üzerine battı.

Ne ilginçtir ki, tam 102 yıl sonra ve yine 19 Mart günü (1965) Amerikan İç Savaşı’nın bu iki kurbanı 18 yaşında bir dalgıç olan (büyünce bir sualtı arkeolog ve fotoğrafçısı olacak) Lee Spence tarafından bulundu. Spence gemiden o zaman 12 milyon dolar değer biçilen silahlar ve ilaçlar çıkardı ama orada olduğu varsayılan 160 kg. altını (15 milyon dolar değerinde) hiçbir zaman bulamadı.

SS Georgiana ve kargosu, Charleston’un zenginlerinden olan armatör ve bankacı George Alfred Trenholm’e aitti. Aynı zamanda iç savaş sırasında güney müttefiklerinin hazinesinin başındaydı. Gone With the Wind (Rüzgâr Gibi Geçti) filminde Clark Gable’ın oynadığı başroldeki Rhett Butler karakteri işte Trenholm’ün ta kendisiydi.

18 Mart 2019

54 yıl önce (1965) bugün (18 Mart), Rolling Stones grubunun üyelerinin herbirine kamuya açık alanda işedikleri için 5’er Sterlin ceza verildi. Londra’da verdikleri bir konserden eve dönüyorlardı. Basçı Bill Wyman yolda arkadaşlarına sıkıştığını söyledi ve bir benzin istasyonuna girip lavabonun yerini sordular.

Daha sonra Bill Wyman’i “kara gözlük giyen dağınık saçlı bir canavar” olarak tasvir eden 41 yaşındaki görevli Charles Keeley istasyonda lavabo olmadığını söyledi. Wyman arabaya geri döndü. Bizimkiler inanmadı. Mick Jagger, Wyman’ın elinden tutup diğer üyelerle (bir tek davulcuları gitmedi, arabada uyuyrdu) istasyona dönüp tekrar sordular. Görevli kızıp bağırmaya başlayınca da işlerini oracıkta gördüler.

Polis geldi. Polise hakaret, özel mülke izinsiz giriş ve kamuya açık alanda uygunsuz hareketten cezayı yediler. Bu olay asi imajlarını daha da kuvvetlendirdi. Mahkemeye çıktıkları gün yeni şarkıları “I Can’t Get No Satisfaction” İngiltere listelerinin 1 numarasındaydı.

Daha sonra, hatıralarını yazdığı kitapta Keith Richards şöyle anlattı: “Bill insanlık tarihinin bildiğim en büyük mesaneli adamıdır. Eğer bu adam arabadan işemek için çıkıyorsa bilin ki işi 15 dakika sürecektir.”

17 Mart 2019

19 yıl önce (2000) bugün (17 Mart), Erin Brockovich sinemalarda oynamaya başladı. Baş roldeki Julia Roberts film başına 20 milyon $ alabilen ilk kadın olarak tarihe geçti. 1967 doğumlu Julia Roberts sinema kariyerine 1988’de başladı, 1989 yılının Steel Magnolias (Çelik Manolyalar) En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar’ına aday gösterildi ve 1990’da vizyona giren Pretty Woman (Türkçe “Özel Bir Kadın” olarak afişlere girdi) filmiyle Hollywood’un süper yıldızlar listesine girdi.

O zamanlar 20 milyon $ gibi rakamları sadece Mel Gibson, Tom Hanks, Tom Cruise, Leonardo diCaprio gibi erkek oyuncular talep edebiliyorlardı. Julia Roberts bu rakamla, film başına 15 milyon $ alan Meg Ryan ve Jodie Foster’ı solladı ama hakketti. Erin Brokovich gişede 125 milyon $ yaptı ve en iyi film de dahil olmak üzere 5 Oscar’a aday gösterildi.

Julia Roberts en iyi kadın oyuncu Oscar’ını aldı. Daha sonra Cameron Diaz, Renee Zellweger ve Reese Witherspoon gibi kadın oyuncular 20 milyon $ barajını aştılar ama Julia Roberts 2003 yılında bir rekor daha kırdı ve Mona Lisa Smile (Mona Lisa Gülüşü) filmindeki rolü için 25 milyon $ aldı. Film gişede pek başarılı olmadı, hasılatın %40’ı Julia Roberts’a gitmiş oldu.

Sermaye piyasaları mı dediniz?

16 Mart 2019

11 yıl önce (2008) bugün (16 Mart), 85 yıllık yatırım bankası Bear Stearns, iflâstan kıl payı kurtularak hisse başı 2$ gibi şok edici ucuz bir fiyattan J.P. Morgan Chase’e satıldı. Hissenin 2 gün önceki (Cuma) kapanışı 30$ idi. Bankanın hisseleri 1 hafta önce 60$, 1 yıl önce 150$’dan işlem görüyordu.

Bear Stearns bir yıl önce 20 milyar dolarlık piyasa değeriyle bulutların üzerinde uçuyordu ama eşik altı konut kredileri piyasasında başlayan küresel krizle birlikte çöküşü de hızlı oldu. Bu kredileri alanlar 2006 yılında temerrüde düşmeye başlayınca işler de bozulmaya başladı. Bear Stearns’in yönettiği fonlar bir bir çökmeye başladı. 2007 yılında banka 80 yıllık tarihinde ilk kez zarar açıkladı, 2008’in Mart ayına gelindiğinde de 1 hafta içinde çöküp yok oldu.

13 Mart’ta para suyunu çekince ertesi gün dükkanı açamayacağını anlayan CEO Schwartz önce J.P. Morgan Chase’den borç istedi sonra da Fed’i arayıp bu krediyi alamazsa iflâs edeceğini anlattı. Fed’in itelemesiyle J.P. Morgan Chase Bear Stearns’i bünyesine katıp kurtardı ama iki gün önceki borsa kapanış fiyatının %93 altında bir değerlemeyle (J.P. Morgan’ın da bu alımı yapabilmesi için para Fed’den geldi).

Dünyanın beşinci büyük bankasının bu beklenmeyen çöküşü dünyaya şok dalgaları yaydı. Bear Stearns bu dalgaların arasında boğulan tek kurban olmadı. Bank of America, Merrill Lynch’i aldı, sonra Lehman Brother iflâs etti.

15 Mart 2019

34 yıl önce (1985) bugün (15 Mart), dünyanın en eski alan adı symbolics.com bugün 34 yaşına bastı. Bu alan adı, “Lisp” isimli bir bilgisayar dili geliştiren Symbolics isimli bir şirket tarafından tescil ettirildi. Şirket bir ara halka da açıldı ama 1993 yılında iflâs başvurusu yapıp çıktı. Bugün özel bir şirket statüsünde. 2009 yılında alan adını XF.com Investments isimli bir şirkete sattı.

Symbolics.com aslında yaratılan ilk alan adı değildi. Bu unvanın sahibi bir İskandinav araştırma şirketi. 1 Ocak 1985 tarihinde nordu.net alan adını sunucularda kullandılar ama tescil için kapıdan ilk giren symbolics.com oldu.

O zamanlar altına hücum gibi alan adına hücum yoktu. 1992 yılına gelindiğinde 15 bin alan adı tescil ettirilmişti. Bugün bu rakam 400 milyona yaklaşıyor.

1995 yılına dek alan adı tescili bedavaydı.

Tescil ettirilen ilk 100 alan adı arasında xerox.com, hp.com, att.com, adobe.com, apple.com, ibm.com, intel.com gibi tanıdık isimler vardı. Microsoft (1991), Yahoo (1995), Google (1997) gibi isimler çok daha sonra geldiler.

Bugüne kadar bir alan adına (cars.com) ödenen en yüksek meblağ 872 mn. $ !! Ama bu gayriresmi ve özel bir bir işlemdi (SEC kayıtlarından ortaya çıktı). Çoğu satış rapor edilmiyor. Kamuya açıklanan resmi satışlar listesinin başını 49.7 mn. $ ile carinsurance.com çekiyor (2010). İlk 25’in içinde insurance.com, vacationrentals.com, internet.com, hotels.com, porn.com, shoes.com, beer.com gibi isimler var. Sex.com ilk 25 içinde 2 kez yer aldı. 2005’te 14 mn. $, 2010’da 13 mn. $’a satıldı!

14 Mart 2019

Bugün dünya “pi” günü. 427 yıl önce (1592) bugün (14 Mart), takvimin en müthiş “pi” günüydü. O gün sabah 06:53’te dijital takvim şöyle yazdı: 3.141592653! Pi sayısının bu kadar hanesinin takvimle bu kadar eşleştiği başka bir gün yok (Amerikan tarih formatında ay günden önce yazılıyor).

O tarihte elbette “pi” günü diye bir şey yoktu. 1988 yılında San Fransisco Keşivevi Bilim Müzesi’nin fizikçisi 14 Mart’ta “pi” partileri düzenlemeye başladı. 2009 yılında Temsilciler Meclisi 14 Mart’ı ulusal “pi” günü ilân etti. Boşverin, partilemek için bir sebep işte!

Küçük bir tesadüf: Einstein’in doğum günü de 14 Mart (3/14).

“Uzay Yolu”nun bir bölümünde Mr. Spock belalı bilgisayarı “pi”nin son hanesini hesaplama komutu vererek bozmuştu.
Bir Japon bilim adamı Hitachi SR 8000’in (biraz güçlü bir bilgisayar) yardımıyla tüm rekorları kırarak “pi”nin 1,24 trilyon hanesini buldu.

İngilizce “I prefer pi”yi tersinden okursanız aynı (palindrom).

Bu reklamcılar da çok akıllı oluyorlar. Givenchy’nin erkek kokusu “Pi”yi vizyoner ve zeki erkeklerin dayanılmaz cinsel cazibesi diye pazarladılar.

13 Mart 2019

28 yıl önce (1991) bugün (13 Mart), Exxon 1 milyar $ ödemeye mahkum oldu. 1967 yılında Alaska’nın kuzeyindeki Prudhoe Körfezi’nde petrol bulundu. Üretim 1977’de başladı ve 1980’li yıllara gelindiğinde Alaska petrol yatakları ABD petrol üretiminin dörtte birini sağlar oldu.

Bu petrolü Prudhoe Körfezi’nden Alaska’nın güneyine, buz tutmayan en yakın liman olan Valdez’e 1,300 km. uzunluğundaki petrol boruları taşıyordu. Petrol, Valdez limanından tankerlere yükleniyor güneye sevkediliyordu.

24 Mart 1989 tarihinde Exxon Valdez tankeri kayalara oturdu. Kazaya birçok sebep gösterildi. Mürettebatın yorgunluğu, tankerin navigasyon teçhizatının eski ve yetersiz olduğu, doğru çalışmadığı, kaptanın sarhoş olduğu, vs., vs.. Sebep neyse ne. Tankerin gövdesi kırıldı ve 42 bin ton petrol körfeze ve çevredeki kıyılara sızdı.

Sonuç denizcilik tarihinin en büyük çevre felaketlerinden biri oldu. Çok sayıda balık ve kuş telef oldu. Alaska balıkçılık endüstrisi büyük yara aldı. ABD hükümeti Exxon’a dava açtı ve bugün Exxon düzenleyici otoritelere ve Alaska eyaletine 1 milyar dolar tazminat ödemeyi kabul etti.

Bununla kalmadı. 2008 yılında şirket Alaska’lı balıkçılara ve balıkçılık sektörü şirketlerine yarım milyar dolar daha ödedi (başta istenen rakam 5 milyar dolardı ama sonra anlaştılar ama biriken faizlerle bu meblağ 1 milyar dolara çıktı).

Sonuçta, ödemeye mahkum olunan tazminatlar, mahkeme ve avukat masrafları, acil ödemeler ve temizlik operasyonları da dahil olmak üzere Valdez kazası Exxon’a 3.8 milyar dolara patladı.

12 Mart 2019

125 yıl önce (1894) bugün (12 Mart), Coca-Cola ilk kez şişeye girdi. Vicksburg, Mississippi’de bir bakkal, Joseph Biedenharn fıskiyeden sattığı ve bardakla içilen şuruba olan yüksek talebi görünce dükkana bir şişeleme cihazı koydu ve bu içeceği daha uzaklarda ve çiftliklerde yaşayanlar için kolaylık olsun diye “Hutchinson” isimli cam şişelerde satmaya başladı (bugün bu antika şişeler müzayedelerde yüksek fiyatlara alıcı buluyor).

Halbuki Coca-Cola 1886 yılında beri fıskiyelerden satılıyordu (bardağı 5 cent’e). İçecek seviliyordu ama talep patlaması şişelemeden sonra başladı.

Bizim bakkal Biedenharn bir kasayı o zamanlar şirketin sahibi olan Asa Griggs Candler’e yolladı. Candler ona teşekkür etti ama başka bir şey yapmadı. Yeğenleri ona şişelemeye geçmeleri gerektiğini öneriyorlardı ama Candler pek kulak asmıyordu.

1899 yılında Tennessee’den gelen iki genç avukat (Benjamin F. Thomas and Joseph B. Whitehead)  Candler’i ikna ettiler ve bu güzel şurubun neredeyse A.B.D.’nin tamamında şişeleme haklarını satın aldılar (1 dolara!). 1909 yılına gelindiğinde ülkede 400 şişeleme tesisi açılmıştı ve bunların çoğu da aile işletmesiydi. Bazıları sadece talebin yüksek olduğu havanın sıcak olduğu aylarda çalışıyordu.

1916 yılında çoğu şişelemeci düz kenarlı şişelerin kolay taklit edilebilir olduğundan endişe etmeye başladı. Bunun üzerine şirket cam imal eden fabrikalardan özgün tasarım fikirleri istedi. Indiana’dan Root Glass Company’nin tasarımı çok beğenildi ve bugün ikon haline gelen o bildiğimiz kıvrımlı şişenin patenti alındı. O şişe hâlâ zifiri karanlıkta bile tanınan şişe olmanın gururuyla gülümsüyor.

11 Mart 2019

275 yıl önce (1744) bugün (11 Mart), Sotheby’s ilk müzayedesini gerçekleştirdi. Sadece kitapların satıldığı müzayede Londra’da yapıldı. Sotheby’s daha sonra Napolyon’un St. Helena adasına götürdüğü kitapları da sattı.

Sotheby’s’de satılan en pahalı sanat eseri Modigliani’nin “Yatan Nü” oldu. Mayıs 2018’de yapılan müzayedede 157 milyon dolara satıldı. Eski sahibi tabloyu 15 yıl önce 27 milyon dolara satın almıştı.

Sotheby’s sanat eseri satışında birinciliği daha önce zaten en büyük rakibi Christie’s’e kaptırmıştı. Modigliani’nin bu sefer “Kırmızı Nü” adlı tablosu 3 yıl önce 2015’te Christie’s müzayedesinde 170 milyon dolara alıcı bulmuştu. Tüm zamanların en pahalı satışını ise yine Chrsitie’s gerçekleştirdi. Leonardo da Vinci’nin gökkubbenin kristal küresini elinde tutan İsa’yı resmeden “Salvator Mundi” isimli tablosu 2017 yılında Kaşıkçı trajedisinin baş rolünde oturan Saudi veliaht prens Mohammed bin Salman tarafından satın alındı (450 mn. $). Şimdi Abu Dhabi Louvre’da sergileniyor.

Sotheby’s ve Christie’s eskiler ama dünyanın en eskisi değiller. Her ikisinden de 100 yıl daha eski üç İsveç müzayede evi bugün hayatta.

10 Mart 2019

19 yıl önce (2000) bugün (10 Mart), Nasdaq Bileşik Endeksi iki kez (ama son kez) 5,048’i görüp düşüşüne başlayarak bütün dünyaya dot com balonunun patladığını ilân etti. İlânı herkes o gün algılayamadı elbette, bazıları 2 yıl süreyle bile inanmadı. Düşüş 2002 Ekim’ine kadar sürdü. Endeks %80 değer kaybederek 1,000’e yaklaştı. Piyasalardan 5 trilyon dolar uçtu gitti.

Halbuki endeks daha 4 yıl önce 600’lerde idi. 4 yılda sekize katladı. 10 Mart’taki zirve bir yıl öncesinin tam iki katıydı. Endeks’in 4,000’nden 5,000’e gelmesi sadece 48 gün almıştı. Yatırımcılar %100’lerin üzerindeki getirilerle sarhoş olmuşlardı. 2000 yılında 333 halka arz yapıldı. Bu halka arzlarda ilk işlem günüdeki ortalama yükselişler %60’lara yaklaştı.

Örneğin, VA Linux 9 Aralık 1999’daki ilk işlem gününde halka arz fiyatı olan 30 dolardan 239.25 dolara (%697.50), theglobe.com 13 Kasım 1998’deki ilk işlem gününde halka arz fiyatı olan 9 dolardan 63.50 dolara (%606) yükseldi. Ocak 2001’e gelindiğinde VA Linux’un fiyatı 2.48, theglobe.com’un fiyatı ise 0.045 dolara düşmüştü

Nasdaq Bileşik Endeksi’nin tekrar 10 Mart 2,000 seviyesini aşması 16 yıl aldı.

Endeksin rekor üstüne rekor kırdığı 2,000 yılının Mart ayında büyük yatırım bankası Prudential Securities’in ünlü teknik analisti Ralph Acampora endeksin 1 yıl içinde 6,000’ı devireceğini söyledi. 1 yıl sonra piyasa 1,500’leri gördü. Acampora 1995 yılında 4,500’in altında olan Dow Jones Endeksi’nin 3 yıl içinde 7,000’e çıkacağını söylemiş, endeks 9,000’e çıkınca da medyanın yıldızı olmuştu. Daha sonra 2006 yılına gelindiğinde Dow’un 18,500’e ulaşacağını söyledi. Endeks yıl sonunda ancak 12,000’i buldu ama Acampora o günleri göremedi, 2015’te kovuldu.

9 Mart 2019

243 yıl önce (1776) bugün (9 Mart), Adam Smith’in “Milletlerin Zenginliği” isimli kitabı yayınlandı. Aslında kitabın tam adı “Milletlerin Zenginliğinin Doğası ve Nedenleri Üzerine Bir İnceleme”dir. Tam da İskoç Aydınlanma’sının ve sanayi devriminin başında yayınlanan kitap ekonomi ilminde çığır açtı. Karl Marx’tan hükümetlere, ekonomistlerden tüm diğer bilim adamlarına kadar birçok kişiyi derinden etkiledi. Bir ahlâk felsefecisi olan Adam Smith’i Darwin’in Newton’un yanına koydu.

Ondan etkilenen bir başkası da ekonomik liberalizmin Osmanlı’daki öncülerinden Sakızlı Ohannes Paşa idi. Türk tarihindeki ilk klasik ekonomi kitabını yazdı (1880): “Mebadi-i İlm-i Servet-i Milel”.

Adam Smith babasının ölümünden 6 ay sonra doğdu, hiç evlenmedi ve ölene dek annesiyle yaşadı. Kütüphanesinde 15 bin kitap biriktirdi. “Milletlerin Zenginliği” 17 yıl süren gözlemlerin, notların ve ekonomistlerle konuşmaların sonucunda ortaya çıktı ve yazması 10 yıl sürdü.

Kitabın ilk baskısı 2013 yılında İskoçya’da yapılan bir müzayedede 46 bin sterline alıcı buldu.

8 Mart 2019

202 yıl önce (1817) bugün (8 Mart), New York Stock Exchange açıldı. Aslında 24 broker aralarında Buttonwood Anlaşması’nı imzalayarak ilk kez 1792 yılında örgütlendiler. Borsa Wall Street’teki şimdiki adresine taşındığı yıl olan 1865’e dek işlemler Tontine Kahvehanesi’nde gerçekleştirildi.

1792 yılında imzalana tarihi Buttonwood Anlaşması şimdi 24m. yükseklikteki altın varakla süslenmiş tavanlı binanın 7. katında ısı ve nem kontrollü cam kasa içinde sergileniyor. Binada 1878 yılına dek telefon yoktu. Kotasyonlar brokerlerin bürolarına ismine “geyik” denilen koşucular tarafından ulaştırılıyordu.

İsmi “hisse senedi” borsasıydı ama 1941 yılına kadar işlem hacminin neredeyse tamamını tahviller oluşturuyordu. 1904 yılında Rus Çarı II. Nikolas borsada 1 milyon $’lık tahvil ihraç etti. Şükranlarını ifade etmek için de borsaya Fabergé’nin bugüne kadar yaptığı en büyüğü olan bir ayaklı küp hediye etti.

Borsa hep bir erkek memleketi oldu. Bu biraz 1940’larda değişti. Erkekler askere gittiklerinden işe sekreter ve geyik olarak 50 kadın alındı. Onlara “Borsa Kızları” denirdi. İlk borsa üyeliği satın alan kadın ta 1967 yılında Muriel Siebert oldu. Yine 7. katta bir odada onun eşyaları sergileniyor. En dikkat çekeni de bol renkli yapma kürk ceketi.

New York Stock Exchange’de işlem gören şirketlerin piyasa değeri bugün 30 trilyon dolar civarında (dünyanın en büyüğü). Elektronik işlemlerin başlamasıyla bugün dünyada hemen hemen hiç işlemlerin elle yapıldığı borsa salonu kalmadı ama New York Stcok Exchange’de hâlâ var. Hem elektronik hem salon işlemleri yapılıyor. Bugün salonda olanlar piyasa yapıcılar. 2000 yılında salonda neredeyse 5000 işlemci vardı, bugünse bu sayı ortalama 500-1000 arasında.

Bugün salon elbette daha sessiz ama açılış çanını yeni halka açılan bir şirketin konuk yöneticisi çalmaya başladığında bazen yüksek yuh sesleri duyulabiliyor. 2002 Mayıs’ında bir açılışı da Nelson Mandela yapmıştı. Borsa zil sesini ticari markası olarak tescil ettirmiş.

7 Mart 2019

143 yıl önce (1876) bugün (7 Mart), Alexander Graham Bell devrim yaratan buluşu telefonunun patentini aldı.

İskoçya’da doğan Bell, Londra’da sağırlara konuşmayı öğreten bir sistem geliştirmiş olan babasıyla birlikte çalıştı. 1870’lerde Boston’a taşındılar ve Bell sağırlar okulunda öğretmenlik yapmaya başladı (sonra bir öğrencisiyle evlendi).

1843 yılında Samuel Morse’un bulduğu telgraf iki uzak noktanın birbiriyle anlık konuşmasını neredeyse mümkün kılıyordu ama hem hâlâ mesajların telgraf istasyonları ve alıcılar arasında elle ulaştırılması gerekiyor hem de aynı anda sadece bir telgraf çekilebiliyordu. Bell bu sorunları çözmek istiyordu.

Tamirci arkadaşı Thomas Watson’un da yardımıyla ses dalgalarının yarattığı farklı yoğunluk ve frekanslarda elektrik akımının diafram denilen yumuşak bir demir levhayı titrettiği bir cihaz geliştirdiler.

Bu titreşimler, uzaktaki bir aynı cihazın diaframına bağlı tele manyetik olarak transfer oluyordu. Diafram titrediğinde, alıcı cihazı dinleyen kulağa o özgün ses tekrar oluyordu. Patent müracaatından 3 gün sonra, telefon Bell’in o ilk anlaşılabilir meşhur mesajını Watson’a iletti: “Bay Watson, buraya gelin, size ihtiyacım var”.

24 yıl sonra aynı gün (7 Mart 1900), dört bacalı büyük bir Alman transatlantiği olan SS Kaiser Wilhelm der Grosse kıyıya telsiz mesaj gönderen ilk gemi oldu.

50 yıl sonra yine aynı gün (7 Mart 1926), ilk transatlantik telefon konuşması gerçekleşti. Londra’daki bir postane ile New York’taki Bell Laboratuvarları arasındaki konuşma kısa (radyo) dalgada yapıldı.

6 Mart 2019

86 yıl önce (1933) bugün, Büyük Buhran’ın en kanlı günlerinde halk bankalara güvenmiyor, panik içinde paralarını çekiyorlardı. 1 aydır süregelen bankalara hücumu durdurmak isteyen Başkan Roosevelt bankacılık sistemine olan güvenin sağlanmasının çok önemli olduğunu gördü ve göreve başlamasının hemen akabinde 4 günlük banka tatili ilân etti. 13 Mart’ta bankalar açıldığında çekilen paralar geri döndü.

Büyük çöküşten sonra, 1930’un ilk 10 ayında 744 banka battı. O 10 yıl içinde toplam 9,000 banka iflâs etti (sadece 1933 yılında 4,000 tanesi yok oldu). 1933 yılına gelindiğinde bankalardan 140 milyar dolar çekilmişti.

Banka tatili ilânından 3 gün sonra, 9 Mart’ta Kongre yeni bankacılık kanununu onadı. Roosevelt bu kanunu kullanarak Federal Reserve’in mevduatlara %100 garanti vermesini sağladı, bu da güveni geri getirdi. İlk 2 hafta içinde, daha önce çekilen paraların yarısı sisteme geri döndü, hisse senetleri o zamana dek tarihin en büyük günlük yükselişini gerçekleştirdi.

5 Mart 2019

Bugün yelpazenin tam zıt tarafında Karl Marx ve Çu En-Lay doğdular, Josef Stalin ve Hugo Chavez öldüler ama, bu tarafta, kapitalizmin ateşinin bütün şiddetiyle yandığı tarafta, 183 yıl önce (1836) Samuel Colt ilk tabancayı üretti, 95 yıl önce (1924) Computing-Tabulating-Recording Corporation ismini IBM olarak değiştirdi ve 90 yıl önce (1929) Buick Motor Company’nin babası David Dunbar Buick unutulmuş ve sefalet içinde öldü.

Bir İskoç göçmeni olarak geldiği Detroit’te başarılı bir tesisatçıydı. Porseleni dökme demir küvetlere yapıştıran sürecin bulucusu oldu. Otomobillere ve benzinle çalışan iç yakımlı motorlara ilgi duyuyordu. Bu tutkusuyla 1903 yılında Buick Motor Company adlı şirketini kurdu.

Bir yıl sonra, at arabaları sektörünün lideri olan William Durant, Buick’in şirketine sermaye koydu ve o yıl Model B isimli 37 otomobil ürettiler. David Buick 1906 yılında şirketin kontrolünü kaybetti ve daha sonra milyon dolarlık değerlere ulaşacak olan hisselerini sattı.

İki yıl sonra William Durant Buick şirketini yeni kurduğu holding şirket olan General Motors’un temel taşı haline getirdi ve daha sonra Cadillac ve Oldsmobile şirketlerini de satın alarak 1923 yılına geldiğinde 1 milyonuncu otomobili üretti. Buick markası, General Motors’un dünyanın en büyük otomobil üreticisi olmasında (1930’lu yılların başından liderliği Toyota’ya kaptırdığı 2008’e kadar) çok önemli rol oynadı.

Buick bugün General Motors’un giriş seviyesi lüks markası olarak konumlandırılıyor.

4 Mart 2019

62 yıl önce (1957) bugün, 1928’den beri hesaplanan S&P 90 Endeksi bırakılıp bugünkü S&P 500 Endeksi’ne geçildi. Aslında ilk hesaplama 1926 yılında başlamıştı ve içinde 233 şirket vardı. Saatlik ve günlük kotasyonları tutmak çok zor olduğu için 1928’de S&P 90 hesaplanmaya başladı.İçinde 50 sanayi, 20 demiryolu, 20 de kamu hizmeti şirketi vardı.

S&P 500 1957 yılında hesaplanmaya başladığında 425 sanayi, 60 kamu hizmeti ve 15 demiryolu şirketinin hisselerini içeriyordu. Hepsi de New York Borsası’nda (NYSE) işlem görüyordu ve piyasanın %90’ını kapsıyordu.

1976 yılında içerik 400 sanayi, 40 kamu hizmeti, 40 finansal, 20 de ulaşım şirketi olarak değiştirildi. 1970’li yılların ortalarını geçene dek finansal şirketlerin dahil edilmemiş olması inanılmaz! (o zamanlar finansal şirketlerin çoğu borsada değil tezgah üstünde (OTC) işlem görüyordu.

1988 yılında, nihayet 400-40-40-20 modeli terk edildi ve ekonomideki değişikliklere daha duyarlı bir endeks yaratıldı.

Aşağıdaki grafik, enflasyon ayarlaması yapılmış S&P Endeksi’nin 93 yıllık gidişatını gösteriyor. Gri alanlar resesyon yılları.

3 Mart 1928

91 yıl önce (1928) bugün, hisse senedi piyasası atlaya zıplaya yükseliyor, saadet içinde bir boğa piyasasında keyfine bakıyordu ama gelen ekonomik veriler bozulmakta olan ekonomik koşullara dikkat çekiyor, piyasa katılımcılarını asabi yapıyordu.

Moody’s 1 Mart’ta yayınladığı bir raporda, Şubat ayında başlayan satışlarla birlikte piyasada para miktarı artıp bankaların kredi verme iştahı yükselmedikçe yatırımcıların asabi olmaya devam edecekleri ve piyasanın bir düzeltmeye gebe olduğu konusunda bir uyarı yaptı.

2 gün sonra, 3 Mart 1928’de, Harvard Economic Society piyasanın bir düzeltmeye gideceği savına katıldığını, ancak hisse senedi fiyatlarında oluşabilecek orta vadeli aşağı trendlerin önemli boyutlara ulaşmayacağı ve ekonomik bir krize yol açmayacağı sonucuna vardığını açıkladı. Bir buçuk yıl sonra ABD tarihinin en büyük krizinin içine düştü.

2 Mart 2019:

222 yıl önce (1797)  bugün, Fransa ile savaş hükümetin kasasını kurutmuştu. Şubat 1797 bittiğinde kasada kala kala 1 milyon sterlin değerinde altın kalmıştı. Böyle olunca İngiltere Merkez Bankası bir borç senedi niteliğinde olan ilk kağıt parayı bastı (1 ve 2 Sterlin’lik banknotlar).

O zamanlar para hep madeniydi. Bu kağıt parçaları başta halkta şüphe uyandırdı, ama Başbakan William Pitt dik durdu ve güven inşa etmeye çalıştı. Londra banker ve tüccarları da kağıt paranın arkasında durunca kağıt Sterlin hayata geçti.

Ama herkes o kadar hevesli değildi. Oyun yazarı Sheridan, Merkez bankasının hükümetin oyuncağı haline geldiğini söyledi ve bankayı “kötü ellere düşen yaşlı bir kadın”a benzetti. Daha sonra karikatürist Gillray bankayı başbakan tarafından tecavüz edilen yaşlı bir kadın olarak çizince bankanın lakabı “Old Lady of Threadneedle Street” olarak yerleşti.

1 Sterlin’lik kağıt banknot 1984 yılında tedavülden kalktı ve yerini şimdiki madeni para aldı. Bugün en küçük banknot 5 Sterlin.

1 Mart 2019:

84 yıl önce (1935) bugün, ilk ABD Tasarruf Bonosu ihraç edildi. Ana amacı II. Dünya Savaşı’nı finanse etmekti. İlk bonoyu Başkan Roosevelt satın aldı. Pearl Harbor Baskını’ndan sonra bu bonolar Savaş Bonoları diye anıldı. Amerikalı yatırımcılar bugün bu bonoları sadec online alıp satabiliyorlar.