100 Yıllık Yaşam

100 Yıllık Yaşam Uzun Ömür Çağında Nasıl Yaşayacak ve Nasıl Çalışacağız?
The 100-Year Life: Living and Working in an Age of Longevity
Yazar: Lynda Gratton & Andrew Scott
Çevirmen: Canan Feyyat

……….

100 yıl yaşamak, armağan mı lanet mi?
Her şey seçimlerinize bağlı

Yüz yıl yaşamak ve bu zamanın büyük bölümünü verimli bir şekilde çalışarak geçirmek yakında somut bir gerçek olacak. Bugünün çocuklarının yarısından fazlası 100 yaşına dek, hatta daha da uzun yaşayacak. Böylece de, bildiğimiz üç evreli yaşam modeli işlerliğini yitirecek. Farklı kariyerleri ve geçişleri içeren
çok evreli meslek hayatları ve özel yaşamlar bizleri bekliyor.

Yirminci Yüzyıl’ın sonlarına damgasını vuran kadın istihdamındaki patlama ve çekirdek ailenin dönüşümü yaşamlarımızı nasıl değiştirdiyse, ömrün uzaması da hayatı yaşama biçimlerimizi o kadar derinden etkileyecek. Hepimiz hayatımızın her yönüyle ilgili planlama yöntemlerimizi ve yaşama biçimlerimizi değiştirmeye zorlanacağız. Uzun ömürleri lanet olmaktan çıkarıp armağana
dönüştürmek için yalnızca bireyler değil toplumlar ve kurumlar da dönüşmek zorunda kalacak.

Psikoloji ve ekonomiden bilgi ve görüşleri harmanlayan bu müthiş sürükleyici kitabı okumayı bitirdiğinizde her şeyi bir kenara bırakıp düşünecek ve hayatınızı daha iyi planlayacaksınız. Bu kitabı, 100 yıldan uzun yaşamanın normal olacağı bir dünyada hayata ilişkin şansların ve seçimlerin nasıl dönüşeceğini anlamak isteyen herkes mutlaka okumalı.

………….

Bu eğlenceli ve orijinal kitap, çağımızın önemli demografik dönüşümlerine dair tek boyutlu tartışmaların çok ötesine giderek bugünkünden nasıl farklı, heyecan verici ve zorlu bir dünyanın bizleri beklediği tartışıyor. İnsan ömrü uzadıkça ve bizler daha sağlıklı yaşamlar sürdülçe geleceğimizin şu ana kadar bildiğimizden çok farklı olabileceğini ekonomi, psikoloji ve sosyoloji alanlarından bilgi ve görüşleri harmanlayarak, sürükleyici bir anlatımla, hem de bütün nedenlerini tek tek açıklayarak mercek altına alıyor.

Daron Acemoğlu, Massachusetts Institute of Technology (MIT) Elizabeth ve James Killian Kürsüsü’nde ekonomi profesörü

Lynda Gratton ve Andrew Scott, devletlerin ve kurumların genelde görmezden gelmeyi tercih ettiği bir sorunu mercek altına aldıkları bu kitapla, önemli ve son derece kolay okunan bir inceleme gerçekleştirmişler. Çoğumuzun ömrü, büyükanne ve büyüykbabalarımızdan epey uzun olacak; hatta bugünün çocuklarından yarısından fazlası 100 yaşına dek yaşayacak. Ömrün uzamasının kişisel finansal koşullarımızın çok ötesinde içerimleri ve sonuçları var. Gratton ve Scott’un ikna edici biçimde savunduğu gibi, bizlere bahşedilen ve insanlık tarihinin hiçbir döneminde görmediğimiz kadar uzun ömürlerin üstesinden gelebilmek için kendimiizi her açıdan yeniden şekillendirmemiz gerekecek. Bebek Patlaması Kuşağı da Milenyum Çocukları da bu kitabı mutlaka okumalı.

Niall Ferguson, Harvard Üniversitesi Laurence A. Tisch Kürsüsü’nde tarih profesörü

………..

İÇİNDEKİLER

Giriş

1. Yaşamak: Uzun ömür armağanı
2. Finansman: Daha uzun iş hayatı
3. Çalışma hayatı: İstihdamda genel görünüm
4. Manevi değerler: Paha biçilmeze odaklanma
5. Senaryolar: Olası benlikler
6. Evreler: Yeni inşa blokları
7. Para: uzun bir yaşamı finanse etmek
8. Zaman: Eğlenme ve dinlenmeden  kendini yeniden yaratma sürecine giriş
9. İlişkiler: Özel yaşamların dönüşümü

Değişim Gündemi
100 Yıllık Yaşam ve biz
……….

KİTAPTAN BİR ALINTI

Çok şanslı bir yatırımcı olabilir ve paranızı sizin adıyınıza koruyup gözetecek bir Warren Buffett bulabilirsiniz; fakat bu da bel bağlayabileceğiniz bir strateji değil. Emekliliğinizde evinizi satabilirsiniz, fakat bu durumda muhtemelen yaşam standardınız düşer ve sağlık sorunları ya da bakımevi gibi mevzularda kullanabileceğiniz ihtiyat akçesi elinizden gider. Çok daha düşük bir replasman oranıylaidare edebileceğinizi de söyleyebilirsiniz, fkat gösterdiğimiz gibi, hesaplarımız makul düzeyde muhafazakâr ve bunun altında bir rakam sizi emekliler arasında çok küçük bir azınlığın içine çeker. O halde, 100 yıllık yaşamın finansal zorluklarını daha fazla tasarruf ederek çözecekseniz, ikili faktör dediğimiz etkinlik ve eylemliliğe geri dönmemiz gerekir.