Kapitalizmin Lokomotifi Demiryolları

Yazar: Suat Aksoy

……….

Geç kapitalist toplumlar kapitalist-sanayileşmeyi yaşamadan, kapitalist-sanayileşmenin tüm özelliklerini bedeninde taşıyan lokomotifle karşılaşmışlar. kendi içinde eklemlenmiş bir toplumsal ilişkiler bütününü  (sanayi üretimi, sermaye birikimi ve modernite) bedeninde taşıyan lokomotif-tren farklı toplumsal ilişkilere sahip mekânlara sızdığı ölçüde, buradaki ilişkilerin farklılaşmasına neden olur. Bedeninde taşıdığını, içinden/üzerinden geçtiği diğer bedene aşılar. Bir diğer bedende kendini yeniden üretirken, bedeni zamanla kendi kodlarına göre biçimlendirir. Kendini yeniden ürettiği ölçüde de üzerinde hareket ettiği bedeni dönüştürür. Bu bağlamda yazarımızın son dönemi analiz etmemiz için işaret ettiği en önemli kavramsal düzeneklerden biri de demiryollarının arkasında yatan sermaye birkimine özgü işleyişi göstermek olmuştur.

Bu kitapta, şimdiye kadar hemen hemen hiç ele alınmayan bu bağlantılar analiz edilerek bizlere demiyolları ve lokomotifin, kapitalist makine-oluş içindeki özel konumu anlatılmaktadır – Fuat Ercan

……….

İÇİNDEKİLER

I. BÖLÜM
TEKNİK BİR OLGU OLARAK DEMİRYOLLARI
II. BÖLÜM
DEMİRYOLLARININ ORTAYA ÇIKIŞ KOŞULLARI VE EKÜ’LERDEKİ GELİŞİMİ
III. BÖLÜM
SERMAYE BİRİKİMİ VE SANAYİLEŞME ÇERÇEVESİNDE DEMİRYOLLARININ ANALİZİ
IV. BÖLÜM
TÜRKİYE’DE DEMİRYOLLARI
V. BÖLÜM
KALKINMA TEORİSİ AÇISINDAN 1980 SONRASI SÜRECİ ANALİZİ

……….

KİTAPTAN BİR ALINTI

Ancak plânlı dönemde karayolları için konan hedefler teker teker gerçekleştirilirken, demiryolları için konan hedefler ise sadece kâğıt üzerinde kalmıştır. Hükümetlerin, ulaştırmanın diğer bütün alt sistemlerini bütünleştirici yatırımlar yerine karayolu ağırlıklı bir yatırım politikası izlemesi sonucunda demiryolları atıl durumda bırakılmıştır. Örneğin, Türkiye’nin iki büyük şehri olan İstanbul ve Ankara arası demiryolu mesafesini 160 km. kısaltarak hem paradan hem de zamandan büyük kazanımların sağlanmasında önemli bir proje olan Ayaş Tünel Projesi kapsamında, bu güzergâh üzerinde 1943’te etüt çalışmaları yapılmış, ancak 1975 yılında DPT’nin yatırım programına girebilmiştir. Buna rağmen proje yine kâğıt üzerinde kalmış ve bir türlü bitirilememiştir.