İLAHİ KOMEDYA

Ali Perşembe
26 Aralık 2010, Milliyet

Yeni yılın Şubat ayında sahteciliğe karşı muhteşem güvenlik özellikleriyle donatılmış yeni 100 dolarlar dolaşıma çıkacaktı. Ne var ki, geçtiğimiz Ekim ayında Amerikan darphanesi biraz gecikme olacağını açıkladı. Gelin görün ki, Aralık ayında piyasaya yeni bilgiler sızdı. Yapay zekâyla demlenmiş, retina tarayan yeni 100 dolarların kahredici bir baş ağrısı yaratacağı ortaya çıktı. Darphanenin matbaası feci bir şekilde çuvalladı.

Amerikan parasının basıldığı kâğıdı 1879 yılından beri Crane & Co. adlı bir şirket tedarik ediyor. Tasarım ve üretim sorumluluğu Hazine Bakanlığı ve Gravür ve Basım Dairesi’nde. Ne var ki, şanları yürümüyor, çünkü doların üzerinde” Federal Reserve Parası” yazıyor. Yeni 100 dolarların tasarımı neredeyse 10 yıl sürmüştü. Bu yeni 100 dolarda üzerinde Amerikan bağımsızlık savaşının simgesi olan çan resimleri bulunan üç boyutlu bir güvenlik bandı olacak, parayı oynatınca bu çanlar 100 rakamlarına dönüşecekti. Paranın başka bir yerinde, mürekkep hokkasının içinde başka bir çan olacak, para oynatılınca rengi bakırdan yeşile dönecekti. Bu 100 dolar, ilk kez Obama’nın Hazine Bakanı Timothy Geithner’in imzasını taşıyacaktı. Yeni güvenlik özellikleri büyük bir tantanayla halka tanıtılmıştı.

İşler umulduğu gibi gitmedi. Kâğıt yazıcıların içinde sıkışıp katlanınca bazı 100 dolarlık banknotların bir böülüm baskısız çıktı. Matbaa durduruldu ve o zamana dek basılan 1,1 milyar adet 100 dolar karantinaya alındı. 1 Ekim 1877’den beri Amerikan parasını Gravür ve Basım Dairesi basıyor. İlk açıldığında Hazine Bakanlığı’nın bodrum katındaki buharla çalışan yazıcıların başında 6 kişi çalışıyordu. Şimdi, 2,300 çalışan Washington, D.C. binalarında 100.000 metre karelik alanı dolduruyor. 1,1 milyar adet paranın yanlış basıldığı ortaya çıkana dek 2.300 kişi ne iş görüyordu, anlaşılır gibi değil.

1,1 milyar adet 100 dolar, 110 milyar dolar eder. Bugün dünya piyasalarında 930 milyar doların dolaşımda olduğu tahmin ediliyor. Çürüğe ayrılan hatalı paralar bu miktarın %10’u! Şimdi bu çürük paralar Gravür ve Basım Dairesi’nin Texas ve Washington’daki devasa kasalarında karantinada.

Basılan 1,1 milyar banknotun ne kadarının hatalı olduğu tam olarak bilinemiyor. Fed can havliyle sorunu çözmeye çalışıyor. Banknotların tek tek kontrol edilmesi gerekiyor. Bu 30 yıl alabilir. Bu süreyi 1 yıla indirecek bir makine icat etmeye çalışıyorlar. Makinenin başında yazıcıları izleyen kalite kontrol elemanları duracaksa yandık. Ne ironi değil mi? Fed işsizliğe çare bulsun diye para basıp duruyordu. Madem ayırma işi 30 yıl alacak, 30 milyon kişi istihdam edip bu para ayırma işini işsizlere verseler sorun çözülüverir. Bize de gönderebilirler. Biz de ayırırız. Sağlam çıkanların yarısını alırız, yarısını onlara veririz. Bizde de işsizlik sorunu bitiverir.

Şu anda dünyada 6,6 milyar 100 dolarlık banknot dolaşımda. Çabuk yıpranıyorlar. Bir 100 doların ortalama yaşı 60 ay (5 yıl). Artık basılan banknotların %28’i 100 dolar oluyor. Dolaşımdaki 100 dolarların üçte ikisi Amerika dışında. En çok sahtecilik de 100 dolarda yapılıyor. İç savaş bittiğinde dolaşımdaki dolarların neredeyse yarısı sahteydi. 1865 yılında sahteciliği önlemek için bir gizli servis kurulmuştu ve etkili oldu. Ancak son on yılda sahte 100 dolarların sayısı korkunç miktarda arttı. Sahte paraların üçte birinin Kolombiya, İtalya, Hong Kong, Filipinler ve Tayland’da basıldığı biliniyor. Bu yüzden yeni güvenlik özellikli 100 dolarlar basılacaktı. Olmadı. Şimdi yıprananların yerine yine eski 100 dolarlar basılacak. Üzerlerinde hâlâ George Bush’un Hazine Bakanı, eski Goldman’lı Hank Paulson’un imzası var.

Bu çuvallama pahalıya patlayacak. Zaten yeni 100 dolarlar dünya tarihinin en maliyetli banknotlarıydılar. Tanesi 12 cent’e mal olmuştu. 1990 yılında bu maliyet 2,6 cent idi. Yâni 1,1 milyar adet 100 doları basmak 120 milyon dolara malolmuştu. Şimdi bunları ayırmak ve hatalıları yakmak kim bilir nelere malolacak? Fed bu paralara birkaç çalışan yazıcı alsaydı iyi olurdu. Belki de, keşke paraları Çin’de bastırmış olsalardı, ucuza çıkardı.

2008 yılının Temmuz ayında, yıllık %2,2 milyon enflasyon oranıyla boğuşan Zimbabwe “100 milyarlık” banknot çıkarmıştı. Bunla 4 portakal alınabiliyordu. Küçük bir hata sonucunda İngiltere’de 2009 yılında ilk kez üzerinde tarih olmayan 20 pence’ler dolaşıma çıkmıştı. 2008 yılında Şili’nin 50 pezo’sunda memleketin ismi yanlış telaffuz edilmiş, darphanenin başı anında kovulmuştu. A.B.D.’de artık bu elit kulübe katıldı. Ne Gravür ve Basım Dairesi’nden, ne Hazine Bakanlığı’ndan ne de Fed’den daha kimse kovulmadı.

İlk 100 dolarlık banknotun basıldığı 1860 yılından bu “niceliksel gevşeme” ve “teşvik harcamaları” günümüze (Bernanke hâlâ “para basmıyoruz” diyor) kadar geçen zamanda yok olan satın alım gücünü 300 milyon Amerikalı daha tam olarak çözümleyemedi. 1860’ın 100 doları bugünün 2.350 dolar değerindeydi. Biz Fed’in yaptığı en iyi işin para basma olduğunu bilirdik, şimdi onu bile beceremiyorlar.

Fed, darphaneleri, BP, Exxon Valdez, Bhopal, Watergate, Lewinsky, WorldCom, Enron, AIG, Lehman, global kriz… Bazen aklım almıyor. Biz çocuklarımızı okumaya niye hâlâ oraya göndermeye devam ediyoruz diye…