ÇİFT DİP VAAAR, ÇİFT DİP YOOOK

Ali Perşembe
14 Ekim 2010, CNBCE Perşembe’nin Gelişi

Yaz bitti. Okullar açıldı. Döndük dükkana. İnsan bütün kış dükkandayken pek anlamıyor. Halbuki, gün batımının deniz hışırtısında şezlongunuza dayadığınız ayak parmaklarınızı çıtırdatırken birisi “çift dip” derse irkiliveriyosunuz. Bütün yaz “çift dip” dinleyip durduk. Çift dip var – çift dip yok – çift dip geliyor – çift dip gidiyor – çift diplesek de mi yesek – çift diplemesek de mi yesek. Neymiş bu çift dip? Merak ettim, araştırdım.

Dip kelimesi eski Türkçe’de kök anlamına anlamına gelen tüp kelimesinden türemiş. Dip, İngilizcede de dip. Eski İngilizcede vaftiz etmek için kutsal suya batırma anlamına geliyor. Öyle başlamış. Çift dibin, yâni duble dibin, İngilizcesi double dip. Bir sürü anlamı var.

Siyasette duble dip yapmak, iki ayrı kamu makamına seçilmiş olmak anlamına geliyor. Yâni, hem belediye başkanı, hem milletvekili. Buna duble manda da deniliyor. Yâni su sığırından bahsetmiyorum. Vekâleti konuşuyoruz. Birisinin mandası altına girmek, vs.. Siyasette bu durum çoğu ülkede yasak. Çıkar çatışması yaratıyor. Mesela bir ülkede milletvekili iseniz Avrupa Parlementosu’na seçilemezsiniz. İngiltere’de yasak. ABD’de çoğu eyalette yasak. Fransa’da değil. Hatta bir Fransız duble değil beş makama seçilebilir. 5 emekli maaşı. Eee bizim bürokrasinin “orijini” de ordan değil mi? Denecek bir şey yok. Fransızlar…. Fransızlardır.

Amerikalılar külaha iki kepçe dondurma koymaya da, dondurmayı çikolata sosa iki kez batırmaya da double dip diyorlar.

Bizim meşhur “ekmek düştü”nün ismi de double dip. Isırdığın ekmeği bir de salatanın suyuna bandın mı, double dip yapmış oluyorsun.

Yaz bitti. Hem solaryuma gidip hem de bronzlaştırıcı krem kullandın mı da double dip yapmış oluyorsun.

Meteorolijide aynı gün termometrede hem çok sıcak hem de çok soğuk görürsek o güne double dip deniyor.

Bir hizmet için iki faturalama yaparsan yine double dip. Mesela hem hizmet sağlayıcı hem de komisyoncu olarak. Tabi etik olarak da double dip.

Medya dünyasında aynı şovu paketleyip özel gösterim diye başka türlü verdin mi, yine double dip.

“Kim 500 milyar ister” oyunundaki “yarı yarıya” jokerini kulanmaya İngilizcede yine double dip deniyor.

Teknik analizde de çift dip var. Bir aşağı trendde piyasa önce tepki alımlarıyla yükseliyor, daha sonra aynı seviyelere tekrar düşüyor. Bu ikinci dipten tekrar yükseliş güya aşağı trendin sona erdiğine işaret ediyor. Teknik analizde “çift dip” formasyonunu ilk kez Edward ve Magee isimli iki kafadar 1940 yılında yazdıkları kitapta üfürmüşler. Aradan geçen 70 yılda konu hakkında yeni bir şey yazılmamış. Bugün hangi teknik analiz kitabını alırsanız alın hâlâ hepsinde çift dip, üçlü tepe, omuz baş, vs. var. Her kitap klasik grafik formasyonlarının nasıl şahane işlediğini gösteren örneklerle dolu. Sanki bu formasyonları hatmedip köşeyi döneceğiz. Bunların nasıl çuvalladığını anlatan bir tane örnek yok. Hepsi tarihin tekerrür edeceği varsayımını baz alarak çift dip formasyonunun aşağı trendin sona erdiğine işaret ettiğini söylüyor. Aslında böyle bir istatistik bile yok elimizde. Kaçta kaçında sona ermiş bilmiyoruz. Zaten bilmenize de gerek yok. Çünkü kural belli. Bu formasyon 100 tanenin 99’unda çalışmış olsa bile, siz yaptığınızda çalışmayacak. Doğanın kuralıdır bu. Yukarıdaki sizi seyrediyor.

Finansta da double dip var. Aynı borçlanma aracını iki ayrı vergi bölgesinde ihraç edip aynı ürün üzerinde iki ayrı faiz masrafı yazmak vergi matrahını azaltıyor. Her bölgenin vergi yasalarına uyduğunuz müddetçe bu double dip yasa dışı değil.

Bir de ekonomide “çift dip resesyon” denen bir şey var. İşte bu “çift dip” bütün yaz keyfimi kaçıran. Ekonomi kitapları çift dip denen bu garabeti çok açık ve net bir şekilde tanımlıyor. Eğer ekonomi arka arkaya 2 çeyrek negatif büyüme gösterirse resmi olarak resesyondayız demektir. Bu resesyondan sonra GSYİH, 1 veya 2 çeyrek tekrar pozitife geçip daha sonra tekrar negatife dönerse işte buna “çift dip resesyon” deniyor. İyi de, bu kadar bariz bir tanım varken, nasıl oluyor da kimse çift dip resesyonda olduğumuz veya çift dip resesyona gittiğimiz hakkında görüş birliğine varamıyor? Çift dip var – çift dip yok – çift dip geliyor – çift dip gidiyor – çift diplesek de mi yesek – çift diplemesek de mi yesek. Neredeyse ahtopota soracaklar.

Bayılıyorum bu Amerikan Senatosu oturumlarına. Fed Başkanı’nı oturtup sandalyeye sorguluyorlar. “Ne vaziyetteyiz hocam?” “Hammm Hummm. Ekonomik görünüm olağandışı bir şekilde belirsiz; khfkrsdkkhcbjhkjlyncbdsfauqg kırılgan hyhdjbdjjj llxvcbfgn şuurhpuvhkajhakljsgv olabilir uerhgjvhhkhhglkglkhhg olmayabilir, kfgkwkyfkch hgweefycbc belki şuwşlluhjhlkjl….” “Çok teşekkür ederiz hocam. Buyrun maaşın”.

Çok değil, biraz geriye dönüp Economist dergisinin kapaklarına baktım.

Nisan kapağı: “Oh nihayet umut diyor, tünelin ucunda ışık gözüktü.”

Mayıs kapağı: “Korku geri döndü.” Köpek balıkları dolaşıyor resimde.

Temmuz kapağı Avrupa’dan ümidi kesmek üzere.

Eylül kapağı yine iyimsere dönüyor: “Yırttık mı ne? Vardık mı oraya?”

Ekim’de kafalar yine bozuk: Kapak “Büyü, lânet olası, büyü!” diye yalvarıyor dünya ekonomisine.

Uzağa gitmeyelim, ntvmsnbce internet sitesine dönelim:

Haziran’da Roubini peygamberimiz yeşil filiz değil sarı otlar görüyor.

Temmuz başında kemerler sıkılıyor. Geliyor mu ikinci dip?

Temmuz ortasında kafalar yine karışıyor.

Ağustos başında emekli Maestro (Greenspan) yumurtluyor.

10 Ağustosta Krugman, boş yere Nobel vermediler bir de ben yumurtlayayım diyor.

Ağustos ortasında yumurtlama yarışı iyice kızışıyor. Roubini, Faber, Krugman, Walter anlaşamıyor. Ahtopota soruyorlar.

Haydaaaa. Ay sonunda Nomura yine yeşil filizler görmeye başlıyor.

Eylülde ortaya Stiglitz çıkıyor. Bir dakika, beni unuttunuz diyor.

Ya bu saygıdeğer şahsiyet 2008 yılında kredi krizinin kapitalizmin sonu olacağını söyledi. Yanlış çıktı. 2009 yılında doların global rezerv olmaktan çıkacağını söyledi. Yine yanlış çıktı. Şimdi Avrupa ülkelerinin kemer sıkmaya gitmelerinin resesyonu körükleyeceğini söylüyor. Sizi bilmem ama ben paramı iki kere batırmış birisine üçüncü kez vermeye niyetli değilim.

Peygamber felâket tellalı Roubini Ağustosta “herkes V toparlanma bekliyor ben W olacak bekliyorum” derken akabinde fikir değiştiriyor. Fonfitifon bir kelime keşfedip “Anemik U toparlanması” olacak diyor. Eylül başında  İtalya’nın Como gölü kıyısında düzenlenen Ambrosetti Forumu’nda söz alıyor ve “ABD ve Avrupa ekonomileri çift dipten kaçmayı başarsa bile görünümün resesyon yaşanıyormuş gibi olacağını” söylüyor. Siz bir şey anladınız mı? Peygamber, 2 gün önce de ABD’de resesyon ihtimalinin %40’tan fazla olduğunu açıklamıştı. Nasıl yâni? Evinde kimsede olmayan bir ibre mi var, bu yüzdeyi hesaplayan. O ibreden herhalde Goldman Sachs’ta da var. %25 ihtimal var diyorlar. Fitch’in Avrupa notları direktörü Brian Coulton riskin %50’nin “epey” altında olduğunu söylüyor. “Epey”! Yeni bir ekonomik terim. Ne ibreymiş mubarek. Peygamberimizin son kehaneti ne biliyor musunuz? “Gelecek 10 yılda 2 yeni finansal kriz olacak”. Bie değil, üç değil. Tam 2. Var mı artıran?

Aslına bakarsanız ortada çok bariz, çok düzenli bir motif, bir kalıp, bir örgü var. Açın Eylül-Ekim konuşmalarına bakın:

IMF Başkanı Strauss Kahn, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Trichet, Fed Başkanı Bernanke, Hazine Başkanı Geithner, ABD Başkanı Obama.

Hepsi iyimser, hepsi toparlanmanın devam ettiği, hepsi çift dip olasılığının çok az olduğunun vaazini veriyorlar.

Ya ekonomist tayfası?

Stiglitz, Krugman, Marc Faber, Roubini, Lipsky, Rosenberg… Hepsi çift dip bekliyor, felâket çığırıyorlar.

Burada hafif bir kalıp yok mu? Koltuktakiler her şey tıkırında diyor, saati 90 bin dolara konuşanlarsa herşey tıkırında derse salonlar nasıl dolacak?