BEYAZ, GRİ, YEŞİL DAVOS

Ali Perşembe
6 Şubat 2011, Milliyet

Bu köyde eğer zencefilli çörekten yapılmış Noel oyuncakları gibi saçaklarından buzlar sarkan idilik, rengârenk, nakışlı şaleler ve dağlar kızı Heidi gibi saçı örgülü huriler görmeyi; sessizlik ve sakinlik solumayı bekliyorsanız, hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Heidi yerine bol güvenlik görevlisi, şaleler yerine bol düz damlı betonarme bina, sessizlik yerine de sabahın alaca karanlığından gecenin sonuna dek oturumdan oturuma, partiden partiye koşuşturan delege ve medya mensubunun uğultusunu bulacaksınız. Burası Davos. Fahiş fiyatlı berbat oteller ve gri koridorlu, gri gelecekli sanatoryumlar diyarı.

Davos’un kantonu (Graubünden) bile ismini orta çağda, yörede hakimiyet kuran “gri birlikler”den alıyor. Graubünden, İsviçre’de Romanş dilinin resmi dil olduğu tek kanton. Romanş, bir tür kaba Latince. Şarlman’ın torunları Alman Lui ve Kel Charles, Karolenj İmparatorluğu’nun baş belâsı kardeş kavgalarına son vermek için 842 yılında Strazburg Yemini’ni imzalamışlar. Romanş dili ilk kez resmi olarak bu yeminde kullanılmış. Kral Kel Charles tarihin kel lâkaplı tek kralı. Kel olduğundan değil, tam aksine çok kıllı olduğundan ona Kel Charles denmiş. Davos da öyle bir yer işte. Hem kel hem kıllı.

Verem Dolarları

Daha Davos’ta kayak bile kayılmazken sanatoryumları meşhur olmuş. 1850’lerde Dr. Spengler isimli bir Alman yüksek irtifa ve temiz havanın etkilerini gözlemleyip ilk sanatoryumu açmış. Verem zamanın en büyük illeti. Davos, birkaç yılda bir sanatoryumlar merkezi haline gelivermiş. Kimler geçmemiş ki o sanatoryumlardan. Ona define, seyahat ve macera ısmarlayan ama içinde kadın olmasını istemeyen oğlu için yazdığı “Define Adası” ile çocukluk hayallerimize tropikal adaları, yırtık pırtık hazine haritalarını, tek gözü kör ve bantlı, bir eli kancalı, tahta bacaklı, omuzu papağanlı korsanları yerleştiren İskoç yazar Robert Louis Stevenson; dedektif Sherlock Holmes’u bir öldürüp bir dirilten bir başka İskoç romancı Arthur Conan Doyle; gri sanatoryum koridorlarında hayatı sorgulayan karakterine baş rolünü oynattığı “Büyülü Dağ”da Davos’un ismini edebiyata sokan Nobel ödüllü, aykırı Alman yazar Thomas Mann. Hepsi, kendilerinin, çocuklarının veya eşlerinin yakalandığı verem illetine çareyi o sanatoryumlarda aramışlar.

Verem illeti artık alt edildi. Bu da Davos için büyük bir gelir kaynağının yok olması demekti. Köyün ileri gelenleri yeni bir gelir kaynağı arayışına girdiler. Çağın sorunlarını ele alacak ve Davos’un kültürel zenginliğine (Davos’luların banka hesaplarına da) katkı yapacak akademisyenler ve öğrencilerin her yıl katılacağı bir konferans düzenleyeceklerdi. Einstein’ın dediği gibi bu konferans artık bedene değil akla da hijyen getirecek bir tür “Hochschule” (yüksek okul) olacaktı. Einstein ilk toplantıda keman bile çaldı. İşler birkaç yıl iyi gitti ama konferanslar kalıcı olamadı.

Konferans Dolarları

1971 yılında Klaus Schwab isimli bir ekonomi profesörü Dünya Ekonomik Forum’unu yarattı ve Davos’luların banka hesapları artık bir daha hiç arkasına dönüp bakmak zorunda kalmadı. Tavşan dağa küstü ama Davos’un haberi olmadı. Her yıl Davos’a yüzlerce işadamı, siyasetçi, akademisyen ve önemli şahsiyet katılmak ve davet edilmek için can atıyor. Foruma üye olmanın maliyeti 52.000 dolar. Davos girişi ise 19.000 dolardan başlıyor. Bu maliyetlere ulaşım, konaklama, yeme içme dahil değil. Eğer “özel” sektör seanslarına girmek istiyorsanız 137.000 dolar daha sökülmelisiniz. Misafir getirecekseniz sadece 19.000 dolar daha giriş ücreti ödemek yetmez. Üyeliğinizi “sektör ortağı” statüsüne çıkarmanız gerek. 263.000 dolar. 5 kişi getirmek için “stratejik ortak” olmanız gerekir (622.000 dolar). Sadece parayla stratejik ortak olunmuyor. Dünyanın en büyük 250 şirketinden biri olacaksnız. Bir de oturum veya parti düzenleyip gündemi belirlemek veya yemek daveti falan yapmak istiyorsanız, o zaman para basmanız gerek. En berbat otellerin bile geceliğine 500 dolar istediğini göz önüne alırsanız ne gerektiğini kestirebilirsiniz.

Bunlar devede kulak. Koşa koşa geliyorlar Davos’a. Çünkü bu kadar yüksek düzey şahsiyeti bu kadar küçük bir yerde bir araya getirebiliyorsanız, iş (ve para) yapmak için muhteşem bir ortam yaratıyorsunuz demektir. İşte Dünya Ekonomik Forumu bunun için yılda 185 milyon dolar kazanıyor.

Bu yıl Davos’ta küsen yoktu ama kusturan vardı. Artık kibri mide bulandıran kahinimiz Roubini. Tam iyi çıkan dördüncü çeyrek Amerikan GSYİH’si tahmininde çuvalladı diyecektik ki, çuvallamamış. Şöyle demiş: “Eğer 4.Ç satışları 3.Ç satışları gibi kötü gelirse GSYİH sıfırın altına iner.” Eh, 4.Ç satışları +%7,1 geldiğine göre kahinimiz teknik olarak haklı sayılır! Bundan sonra ben de her tahminimin önüne bir “eğer” koyacağım. Meselâ, “eğer” MB’nin sıcak parayı kovması iyi bir şey ise İMKB patlayacak, “eğer” kötü bir şey ise düşecek. Ne tahmin değil mi?